01-07-2026, 08:45 PM
#HouseOfTheDragonnull 2. bölüm için yorumu şimdi yapabilirim.
Öncelikle ilk iki sezonu "kitap" temelli yaklaşarak izlediğim için eziyet çektim ve sövdüm. Üçüncü sezonu beklentileri neredeyse sıfıra indirerek ve kitaptan bağımsız, kendi içinde izlemeye karar verdim.
Bu şekilde yaklaştığımda "öylesine izliyorum," psikolojisine sahibim. Yüzeysel bakıp geçiyorum, gurme edasıyla yemeğin tadına bakmamaya çabalıyorum yani.
Bu sebeple ikinci bölümü "fena" bulmadım. Fena bulmadım, demek "eziyet çekmedim," demektir; "harika bölümdü, müthiş zevk aldım," demek değildir.
Tabii her ne kadar kitaptan bağımsız izlemeye çalışsam da Demir Taht'a oturma sahnesinde "keşke Rhaenyra ve Alicent, kitaplardaki gibi olsaydı, ah!" demeden duramadım.
Otto sahnesinde kitaplardaki Alicent'in ikonik "fareler..." sözünü babasına söyletilmemesine hayıflananlar gördüm. Eh, haklılar. En azından "yeşiller" tarafında kalan tek herif bu kaldığı için söylemesi iyi olurdu ama sanırım "herkesin öldüğünü varsayıyorum," sözü Otto'nun durumunu açıklıyor. Ailesini öldü sanıyordu, söylemesi anlamsız olurdu ama varsaymak zorunda değildi hikaye içinde; haliyle bu sözü edecek şekilde de yazılabilirdi. Bir şekilde kotarılırdı o sahne.
Otto'nun bunca zaman ortada olmamasının ailesinin hiçbir üyesi tarafından fark edilmemesi ve aranmaması da ilginçtir. Bu sebeple Alicent, babası için öfke-kin kusarsa saçma olur bu saatten sonra ki çocuklar ve torunlar için kin kusmadılarsa birbirlerine (Alicent ve Rhaenyra) zaten hiçbir şey için böyle yapmamalı mantıken ki çok saçma ve anlamsız bu durum da.
Tabii Haelana bile umursamıyor ölen oğlunu, onlar niye umursasın değil mi? Gidip tavuk yetiştirme derinde... (ama gerçekçi olursak kız spastik dizinin başından beri, normal tepki beklemeyelim diyeceğim de bazen de normal davranıyor. Özetle senaristler de pek bilmiyor ne yapacaklarını galiba. Rüyacı yaptılar ama kıza bir anda Yeşil Gören yetenekleri yüklediler; bir bakıyorsun her şeyi görüp biliyor, bir bakıyorsun hiçbir şey bilmiyor, oğlunu kurtaramıyor vs.)
Rhaenyra'ya sanırsın Starkmış da hükmü veren kılıcı indirir, sözünü tutmak zorundaymış gibi Otto veya Aegon'un başını al, öyle hükümdar olursun ancak diye diretilmesi de absürttü. Ne alaka? Güneyde böyle bir gelenek yok, kuzey geleneği bu. Hükümdar bizzat hiçbir şeyi yapmak zorunda değil, emir verir, tahtına oturur. Bu mantıkla her haini kendileri öldürmeli hükümdarlar.
Hadi bu özel durum, bizzat yapmalıydı falan filan... Bunlar ejderha lordu! Ejderhaları ile idam etmelerinden daha doğal bir şey var mı?
Gelelim Rhaenyra'nın tüm sahne boyunca gerçek anlamda salya sümük olmasına ve kılıcı kullanmayı becerememesine!
İşte "kitap Rae," hayıflanmam buradan geliyor. Bakın kitaplardaki Alicent ya da Rhaenyra düzgün insanlar değiller yahut (Daeron, Healena ve bebekler dışında) çevresindeki kimse de değil ama dizidekilerde olmayan bir şey var onlarda: kararlılık! İstikrar! Ne istediğini bilen ve buna sonuna kadar inanan, sonuna kadar gitmekten de çekinmeyen çelik gibi irade sahibi tipler her biri. Bu sebeple bu savaş zaten bu kadar kanlı oldu bir yerde, kimse geri adım atmadı. Oradaki kadınlar, ataerkil dünyanın kurbanları da değildi, peşinde koştukları şeyi istedikleri için arzuluyorlardı.
Dizide ise baştan sona yanlış anlama ve yanlışlar silsilesi; kendinden şüphe duyma, zırt pırt karar değiştirme, kararsızlık gibi saçmalıklarla uğraştık. Bilhassa "kadın figürler," noktasında.
Erkekler gene kararlı ve istikrarlı yazıldı bu noktada ama Sara Hess ve Ryan gibi müthiş yaratıcı yazarlık yeteneklerine (!) sahip senaristlerin "ataerik kurbanı kadınlar," yazma arzusu ile sözüm ona feminist kitleyi kendine çekme çabası ellerinde patlıyor. Sürekli bir "kurban psikolojisi" yaratma ile "güçlü kadın" yaratma arasında paralellik kurmaları kendi kafalarında, ilginç gerçekten. Kitaplardaki kadın karakterler gerçekten kendi çaplarında güçlüler ama dizidekilerden bir cacık olmaz.
Bir de Alicent üstünden sürekli bir cinsel istismar sahneleri yazmak... bu artık istismar üzerinden rant devşirme çabasıdır. Normalde Hollywood, seks sattırır düstürü ile bol bol seks ve et pazarı kurar dizi/filmlerinde. GoT ve HoTd'da da bu var ama HoTd'da durum istismardan reyting devşirme olayına dönüşmeye başlamış durumda; çiğ, aşağılık ve hikaye içinde hiçbir amaca hizmet etmeyen mide bulandırıcı bir seçim haline geliyor. Anne x Oğul sahneleri vb şeylerle de birleşince senaristlerin kafa yapıları ve ruh hallerinden ciddi anlamda şüphe ediyorum.
İdam sahnesi... Dark Sister gibi kadınlar için yapılmış, hafif ve muazzam keskin bir kılıçla Otto'nun kellesini alamaması da kendi içinde tartışmalıydı. İyi ki kendi kuşandığı kılıçla denememiş, kasap gibi dururdu.
Valyria çelikleri, büyü barındırır, o sebeple çok keskindir. Kesemediği bir şey yok denecek bir gibi bir şey, Öteki öldürüyorsun, dahası mı var? Ejderha alevi bile zarar veremiyor çeliğe. He çocuk gücün vardır, tek seferde alamazsın kellesini anlarım da yani bu nedir...
Rhaenyra, kitaplarda Demir Taht'a oturduğunda taht, onu kesti. Dizide bunun olmamasını eleştiren olmuş. Ben de bekledim aslında ama daha erken, bir sonraki bölümde olacak gibi duruyor. Yine de dizinin "siyah pazarlamasına" tam uymayacağı da bir gerçek zira demir taht seni kesiyorsa, seni hükümdar olarak reddediyor, demektir. Dizi ise "haklı hükümdar Rhaenyra," diyor ilk sezondan beri. Ak Geyik bile ona göründü yani.
Bana göre ise kitapta olsun dizide olsun "taht benim hakkım çünkü beni babam varis seçti," sözünden öteye gitmeyen biri için gayet beklenen bir şey. O taht babasını da kesmişti arkadaşlar, bu sebeple iki parmağını kaybetti. Kitaplarda bu tam olarak piçlik suçlamasını yapılan Vaemond'un idamını emretmesinden sonra oldu. Bağlantıyı siz kurun. Benim için asıl ilginç olan Aegon'u kesmemesiydi. Haklı olan o idi demeye getirmiyorum (bana göre ikisinin de hak iddiası temelliydi) ama Demir Taht'ın yaklaşımı belli ki farklı. Neyse ayrı bir konu, çok dağıtmayım.
Eleştireceğim son şey Kral Topraklarını alma şekilleri... dört tane ejderha ile Alicent'in sözüne inanıp, gittiler. Saçmalık. Böyle plansız, tertipsiz, körlemesine; tuzaksa tuzak olsun, ölürüm çok da umurum değil psikolojisi ile hareket etmek... o savaş niye çıktı madem öyle en başta? Binlerce insan neden öldü senin için?
Aegon'a bakıyorum, oğlunu kaybetti, ailesi bunu sattı; ne annesi ne babası zaten sevgi göstermedi; annesi bile aşağıladı, saygı duymadı kral oluşuna, üstüne kardeşi ihanet edip bunu yaktı, eziyet etti (bazı şeyleri hak etti, evet). Ejderhasının öldüğünü düşünüyor. Şu an yanıkları yüzünden acı çekiyor ama herif hala ayakta savaşıyor. Yav Rhaenyra da onun kadar olamaz mıydı?
Tamam acı çekiyor oğlunun kaybı yüzünden, kitaplarda da depresyona giriyor da kadın, öfkesinden ve kararlılığından vazgeçmiyor. Böyle salya sümük ağlayıp milletin önünde, "ay öldüremem ayy yapamam ay hiç yapmadım," demiyor.
Demir Taht Rhaenyra'nın hakkıdır diye senaryo yazacaksanız o zaman Rhaenyra'yı "hak eden" birine dönüştüreceksiniz. Zaten senaryoyu değiştirdiniz baştan sona, bu kadarını adam gibi yapın bari ama yok! Aegon bile daha kral olmak için çabaladı tahtta otururken.
Siyah propagandası bir dizi olduğunu düşünüyorum ama bazen değil mi diye şaşırdığım da olmuyor değil. Galiba dengelemeye çalışıyorlar kendilerince ama beceremiyorlar işte.
Bu eleştiriler dışında kalan sahneler fena değildi işte, Jace'e ağıt yaktığı sahne güzeldi. Duygusaldı. Doğrusu sadece onun oğulları öldüğünde duygusal sahne yazılması da ayrı bir eleştiri sebebi de neyse... oyuncu bir annenin acısını güzel yansıtıyor.
Öncelikle ilk iki sezonu "kitap" temelli yaklaşarak izlediğim için eziyet çektim ve sövdüm. Üçüncü sezonu beklentileri neredeyse sıfıra indirerek ve kitaptan bağımsız, kendi içinde izlemeye karar verdim.
Bu şekilde yaklaştığımda "öylesine izliyorum," psikolojisine sahibim. Yüzeysel bakıp geçiyorum, gurme edasıyla yemeğin tadına bakmamaya çabalıyorum yani.
Bu sebeple ikinci bölümü "fena" bulmadım. Fena bulmadım, demek "eziyet çekmedim," demektir; "harika bölümdü, müthiş zevk aldım," demek değildir.
Tabii her ne kadar kitaptan bağımsız izlemeye çalışsam da Demir Taht'a oturma sahnesinde "keşke Rhaenyra ve Alicent, kitaplardaki gibi olsaydı, ah!" demeden duramadım.
Otto sahnesinde kitaplardaki Alicent'in ikonik "fareler..." sözünü babasına söyletilmemesine hayıflananlar gördüm. Eh, haklılar. En azından "yeşiller" tarafında kalan tek herif bu kaldığı için söylemesi iyi olurdu ama sanırım "herkesin öldüğünü varsayıyorum," sözü Otto'nun durumunu açıklıyor. Ailesini öldü sanıyordu, söylemesi anlamsız olurdu ama varsaymak zorunda değildi hikaye içinde; haliyle bu sözü edecek şekilde de yazılabilirdi. Bir şekilde kotarılırdı o sahne.
Otto'nun bunca zaman ortada olmamasının ailesinin hiçbir üyesi tarafından fark edilmemesi ve aranmaması da ilginçtir. Bu sebeple Alicent, babası için öfke-kin kusarsa saçma olur bu saatten sonra ki çocuklar ve torunlar için kin kusmadılarsa birbirlerine (Alicent ve Rhaenyra) zaten hiçbir şey için böyle yapmamalı mantıken ki çok saçma ve anlamsız bu durum da.
Tabii Haelana bile umursamıyor ölen oğlunu, onlar niye umursasın değil mi? Gidip tavuk yetiştirme derinde... (ama gerçekçi olursak kız spastik dizinin başından beri, normal tepki beklemeyelim diyeceğim de bazen de normal davranıyor. Özetle senaristler de pek bilmiyor ne yapacaklarını galiba. Rüyacı yaptılar ama kıza bir anda Yeşil Gören yetenekleri yüklediler; bir bakıyorsun her şeyi görüp biliyor, bir bakıyorsun hiçbir şey bilmiyor, oğlunu kurtaramıyor vs.)
Rhaenyra'ya sanırsın Starkmış da hükmü veren kılıcı indirir, sözünü tutmak zorundaymış gibi Otto veya Aegon'un başını al, öyle hükümdar olursun ancak diye diretilmesi de absürttü. Ne alaka? Güneyde böyle bir gelenek yok, kuzey geleneği bu. Hükümdar bizzat hiçbir şeyi yapmak zorunda değil, emir verir, tahtına oturur. Bu mantıkla her haini kendileri öldürmeli hükümdarlar.
Hadi bu özel durum, bizzat yapmalıydı falan filan... Bunlar ejderha lordu! Ejderhaları ile idam etmelerinden daha doğal bir şey var mı?
Gelelim Rhaenyra'nın tüm sahne boyunca gerçek anlamda salya sümük olmasına ve kılıcı kullanmayı becerememesine!
İşte "kitap Rae," hayıflanmam buradan geliyor. Bakın kitaplardaki Alicent ya da Rhaenyra düzgün insanlar değiller yahut (Daeron, Healena ve bebekler dışında) çevresindeki kimse de değil ama dizidekilerde olmayan bir şey var onlarda: kararlılık! İstikrar! Ne istediğini bilen ve buna sonuna kadar inanan, sonuna kadar gitmekten de çekinmeyen çelik gibi irade sahibi tipler her biri. Bu sebeple bu savaş zaten bu kadar kanlı oldu bir yerde, kimse geri adım atmadı. Oradaki kadınlar, ataerkil dünyanın kurbanları da değildi, peşinde koştukları şeyi istedikleri için arzuluyorlardı.
Dizide ise baştan sona yanlış anlama ve yanlışlar silsilesi; kendinden şüphe duyma, zırt pırt karar değiştirme, kararsızlık gibi saçmalıklarla uğraştık. Bilhassa "kadın figürler," noktasında.
Erkekler gene kararlı ve istikrarlı yazıldı bu noktada ama Sara Hess ve Ryan gibi müthiş yaratıcı yazarlık yeteneklerine (!) sahip senaristlerin "ataerik kurbanı kadınlar," yazma arzusu ile sözüm ona feminist kitleyi kendine çekme çabası ellerinde patlıyor. Sürekli bir "kurban psikolojisi" yaratma ile "güçlü kadın" yaratma arasında paralellik kurmaları kendi kafalarında, ilginç gerçekten. Kitaplardaki kadın karakterler gerçekten kendi çaplarında güçlüler ama dizidekilerden bir cacık olmaz.
Bir de Alicent üstünden sürekli bir cinsel istismar sahneleri yazmak... bu artık istismar üzerinden rant devşirme çabasıdır. Normalde Hollywood, seks sattırır düstürü ile bol bol seks ve et pazarı kurar dizi/filmlerinde. GoT ve HoTd'da da bu var ama HoTd'da durum istismardan reyting devşirme olayına dönüşmeye başlamış durumda; çiğ, aşağılık ve hikaye içinde hiçbir amaca hizmet etmeyen mide bulandırıcı bir seçim haline geliyor. Anne x Oğul sahneleri vb şeylerle de birleşince senaristlerin kafa yapıları ve ruh hallerinden ciddi anlamda şüphe ediyorum.
İdam sahnesi... Dark Sister gibi kadınlar için yapılmış, hafif ve muazzam keskin bir kılıçla Otto'nun kellesini alamaması da kendi içinde tartışmalıydı. İyi ki kendi kuşandığı kılıçla denememiş, kasap gibi dururdu.
Valyria çelikleri, büyü barındırır, o sebeple çok keskindir. Kesemediği bir şey yok denecek bir gibi bir şey, Öteki öldürüyorsun, dahası mı var? Ejderha alevi bile zarar veremiyor çeliğe. He çocuk gücün vardır, tek seferde alamazsın kellesini anlarım da yani bu nedir...
Rhaenyra, kitaplarda Demir Taht'a oturduğunda taht, onu kesti. Dizide bunun olmamasını eleştiren olmuş. Ben de bekledim aslında ama daha erken, bir sonraki bölümde olacak gibi duruyor. Yine de dizinin "siyah pazarlamasına" tam uymayacağı da bir gerçek zira demir taht seni kesiyorsa, seni hükümdar olarak reddediyor, demektir. Dizi ise "haklı hükümdar Rhaenyra," diyor ilk sezondan beri. Ak Geyik bile ona göründü yani.
Bana göre ise kitapta olsun dizide olsun "taht benim hakkım çünkü beni babam varis seçti," sözünden öteye gitmeyen biri için gayet beklenen bir şey. O taht babasını da kesmişti arkadaşlar, bu sebeple iki parmağını kaybetti. Kitaplarda bu tam olarak piçlik suçlamasını yapılan Vaemond'un idamını emretmesinden sonra oldu. Bağlantıyı siz kurun. Benim için asıl ilginç olan Aegon'u kesmemesiydi. Haklı olan o idi demeye getirmiyorum (bana göre ikisinin de hak iddiası temelliydi) ama Demir Taht'ın yaklaşımı belli ki farklı. Neyse ayrı bir konu, çok dağıtmayım.
Eleştireceğim son şey Kral Topraklarını alma şekilleri... dört tane ejderha ile Alicent'in sözüne inanıp, gittiler. Saçmalık. Böyle plansız, tertipsiz, körlemesine; tuzaksa tuzak olsun, ölürüm çok da umurum değil psikolojisi ile hareket etmek... o savaş niye çıktı madem öyle en başta? Binlerce insan neden öldü senin için?
Aegon'a bakıyorum, oğlunu kaybetti, ailesi bunu sattı; ne annesi ne babası zaten sevgi göstermedi; annesi bile aşağıladı, saygı duymadı kral oluşuna, üstüne kardeşi ihanet edip bunu yaktı, eziyet etti (bazı şeyleri hak etti, evet). Ejderhasının öldüğünü düşünüyor. Şu an yanıkları yüzünden acı çekiyor ama herif hala ayakta savaşıyor. Yav Rhaenyra da onun kadar olamaz mıydı?
Tamam acı çekiyor oğlunun kaybı yüzünden, kitaplarda da depresyona giriyor da kadın, öfkesinden ve kararlılığından vazgeçmiyor. Böyle salya sümük ağlayıp milletin önünde, "ay öldüremem ayy yapamam ay hiç yapmadım," demiyor.
Demir Taht Rhaenyra'nın hakkıdır diye senaryo yazacaksanız o zaman Rhaenyra'yı "hak eden" birine dönüştüreceksiniz. Zaten senaryoyu değiştirdiniz baştan sona, bu kadarını adam gibi yapın bari ama yok! Aegon bile daha kral olmak için çabaladı tahtta otururken.
Siyah propagandası bir dizi olduğunu düşünüyorum ama bazen değil mi diye şaşırdığım da olmuyor değil. Galiba dengelemeye çalışıyorlar kendilerince ama beceremiyorlar işte.
Bu eleştiriler dışında kalan sahneler fena değildi işte, Jace'e ağıt yaktığı sahne güzeldi. Duygusaldı. Doğrusu sadece onun oğulları öldüğünde duygusal sahne yazılması da ayrı bir eleştiri sebebi de neyse... oyuncu bir annenin acısını güzel yansıtıyor.
![[Resim: bna71Du.png]](https://imgur.com/bna71Du.png)
"When the snows fall and the white winds blow, the lone wolf dies, but the pack survives."

