<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Yedi Krallık Türkiye Forumları - Hisar]]></title>
		<link>https://sevenkingdoms.tr/</link>
		<description><![CDATA[Yedi Krallık Türkiye Forumları - https://sevenkingdoms.tr]]></description>
		<pubDate>Sat, 09 May 2026 20:34:47 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Westeros’un Gizli Kodları 2 : Tarihsel Paralellikler]]></title>
			<link>https://sevenkingdoms.tr/showthread.php?tid=105</link>
			<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 15:09:29 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://sevenkingdoms.tr/member.php?action=profile&uid=115">Aenar Targaryen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://sevenkingdoms.tr/showthread.php?tid=105</guid>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: GameOfThrones;" class="mycode_font">Westeros’un Gizli KodlarI 2: Tarihsel Paralellikler</span></span></div>
<br />
Sevgili ASOIAF severler, hepinize selamlar! Geçen haftalarda daha çok evrenin coğrafyası hakkında konuştuğum "Westeros’un Gizli Kodları" yazımın ikinci partını okumaktasınız. Özellikle Avrupa tarihini okumuş olanlarımız fark edecektir ki Martin; pek çok farklı kaynaktan ilham aldığı gibi, tarihten de birçok ilham almış ve bunları serisinde kullanmıştır. Kendim görebildiğim paralellikleri sizlerin de görmesi amacıyla bu yazıyı yazma kararı aldım finale ise iki küçük kuram ekledim ve işte huzurlarınızda: Westeros’un Gizli Kodları - Tarihsel Paralellikler.<br />
<img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Martin’in Karakterleri ve Tarih Sahnesinin Aktörleri</span><br />
Nasıl resim çizerken başka bir resmi referans alıp ona göre çizim yaparsak, Martin de karakterlerini yazarken tarihi figürleri referans almış gibi görünüyor. Bu başlıkta karakterleri ve onların referans alındığı tarihsel figürleri işleyeceğiz.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Westeros’un Doğuşu: Fatih Aegon ve Norman Fatih William</span><br />
George R.R. Martin’in Buz ve Ateşin Şarkısı evrenini kurgularken tarihin tozlu sayfalarından, özellikle de 1066 yılındaki Norman Fethi’nden ilham aldığını duymuşsunuzdur. Martin; fethin en kilit iki figürü olan Fatih William ve üvey kardeşi Odo’yu, Yedi Krallık'ın kurucusu Fatih Aegon Targaryen ve Orys Baratheon olarak adeta yeniden canlandırmıştır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">I. İki Fatih: Aegon Targaryen ve I. William</span><br />
Westeros takviminin "Fetih Öncesi" ve "Fetih Sonrası" (F.Ö. / F.S.) olarak ikiye ayrılması, İngiliz tarihinin "1066 öncesi ve sonrası" olarak keskin bir çizgiyle bölünmesine dayanır.<br />
Yabancı Bir Gücün İstilası: Tıpkı William’ın bir "Norman" (Viking soyundan gelen Fransızlaşmış bir dük) olarak denizi geçip Anglo-Sakson İngiltere’sine ayak basması gibi; Aegon da kadim Valyria’nın son varisi olarak Ejderha Kayası’ndan yola çıkmış ve Westeros için tamamen "yabancı" bir fatih olarak karaya çıkmıştır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Parçalanmışlığı Bitirmek: </span>William gelmeden önce İngiltere rakip kontluklar arasındaydı; Aegon geldiğinde ise Westeros birbirini boğazlayan "Yedi Krallık"tan ibaretti. Her iki lider de bu kaosu merkezi bir otorite ve tek bir taht altında birleştirmeyi başardı.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Askeri Üstünlük ve Teknoloji: </span>William’ın zaferini sağlayan şey, Anglo-Saksonların yaya savaş taktiklerine karşı durdurulamaz olan ağır zırhlı Norman süvarileriydi ki dönemin Avrupa'sında at ile savaşmak pahalı bir şeydi. Aegon’un elinde ise dönemin "nükleer silahı" sayılan ejderhalar (Balerion, Meraxes, Vhagar) vardı. Ateş Tarlası, teknik olarak Hastings Muharebesi’nin fantastik bir izdüşümüdür.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Sembolik Başkentler</span>: William, fethini kalıcı kılmak için Londra’da Tower of London’ı inşa ettirirken; Aegon, ilk karaya çıktığı yere Kralın Şehri’ni kurmuş ve düşmanlarının kılıçlarından Demir Taht’ı dövdürmüştür.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">II. Gölgedeki Güç:</span> Orys Baratheon ve Odo of Bayeux<br />
Bir fethin başarısı, hükümdarın arkasındaki "sağ kol"un sadakati ve gücüyle ölçülür. Martin, tarihteki en güçlü ikinci adam figürlerinden biri olan Odo of Bayeux’yu, Orys Baratheon karakterinde kusursuzca işlemiştir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Gayrimeşru Kardeşlik Bağı</span>: Odo, Fatih William’ın anne bir, baba ayrı üvey kardeşiydi. Orys Baratheon’un ise Aegon’un gayrimeşru kardeşi olduğu tüm Westeros’ta konuşulan, kanıtlanmasa da herkesçe kabul gören bir sırdır. Yalnız tarihte piç olduğu söylenen kişi Odo değil William'dır; bizim serimizde ise piç olan karakter Orys'tir. Bu kan bağı, hükümdarın bu isimlere duyduğu sınırsız güvenin temelidir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Savaş Alanındaki Dehşet</span>: Odo, ünlü Bayeux İşlemesi’nde askerlerini topuzuyla yönetirken (kendisi bir din adamı olduğu için kan döken bir kılıç kullanması yasak, bu yüzden topuz kullanır) tasvir edilir. Orys Baratheon ise "Son Fırtına" savaşında Fırtına Kralı Argilac’ı teke tekte devirerek rüştünü ispatlamıştır. Her iki isim de ordunun en kritik kanatlarını komuta eden, savaşçı ruhlu liderlerdir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Yeni Hanedanların Temeli:</span> William, fetihten sonra Odo’yu Kent Kontu yaparak devasa topraklarla ödüllendirmiştir. Aegon ise Orys’e, devirdiği Durrandonların kalesi olan Fırtına Burnu’nu vermiş; Orys burada eski kralların armasını ve sözlerini devralarak Baratheon Hanedanı’nı kurmuştur.<br />
Tarihin İlk "Kral Eli": William Normandiya’ya gittiğinde İngiltere’yi Odo’ya emanet ederdi. Bizler ise Orys'i ilk kral eli olarak kabul ederiz.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Tyrell Hanedanı ve Tyrrell Hanedanı?</span><br />
<br />
Evet, Martin Tyrell hanedanını tarihteki Tyrrell hanedanından ilham almış görünüyor.  Tarihteki Tyrrell hanesi, William'ın fethinde onun tarafında olmuş, fetih sonrası mevki ve toprak sahibi olmuşlardır. Bizim Tyrell hanemiz ise Aegon, Gardener ailesinin soyunu kuruttuğunda Highgarden kalesinin kâhyası olan bu aile kapıları Aegon için açmış ve ona diz çökmüştür. Aegon sadakatleri karşılığı onlara büyük bir ödül vermiştir. Peki, paralellikler burada bitti mi? Hayır elbette. Tarihteki Tyrrellerin üzerinde bir de kral katili lekesi vardır; aynı bizim Tyrelller gibi. 1100 yılında Walter Tyrrell’in fırlattığı iddia edilen ok bir geyikten sekerek Kral II. William’a (Fatih William’ın oğlu) isabet etmiştir; bizim Tyrellerimiz ise Joffrey Baratheon’u zehirlemiştir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Zalim Maegor ve VIII. Henry</span>: Tahtın ve İnancın Cellatları<br />
Westeros tarihinde Maegor I ne kadar korkutucu ve acımasızsa; İngiliz tarihinde VIII. Henry de o kadar sarsıcı bir figürdür. Bu iki hükümdarı birbirine bağlayan üç ana sütun vardır:<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Kilise ile Savaş ve Mutlak Otorite: </span>Her iki kral da kendi otoritelerinin üzerinde hiçbir güç tanımamıştır.<br />
Maegor: "İnanç Militanları" ile yıllarca süren kanlı bir savaşa girdi. Septleri yaktı, dindarları kılıçtan geçirdi ve ejderhası Balerion ile dini otoriteyi tamamen ezmeye çalıştı.<br />
VIII. Henry: Boşanma isteğine karşı çıkan Katolik Kilisesi ile bağlarını tamamen kopardı. Kendisini "İngiltere Kilisesi'nin Yüce Başkanı" ilan etti. Manastırları yağmaladı ve kendisine itaat etmeyen din adamlarını idam ettirdi.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Vâris Takıntısı ve Çok Sayıda Eş: </span>Maegor’un "Kara Gelinler" olarak bilinen çok sayıda eşi vardı ve tek amacı sağlıklı bir erkek vâris bulmaktı. Ancak doğan çocukları hep "canavarca" veya ölü doğdu. VIII. Henry de aynı kaderi paylaştı; altı kez evlendi, eşlerinden ikisini (Anne Boleyn ve Catherine Howard) idam ettirdi ve bir erkek vâris bulmak için krallığı altüst etti.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Fiziksel Heybet ve Değişim:</span> Gençliklerinde her ikisi de uzun boylu, yakışıklı ve yetenekli savaşçılardı. Ancak zamanla her ikisi de paranoya ve öfke nöbetlerine hapsolmuş, çevrelerine dehşet saçan devasa, korkutucu figürlere dönüştüler.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Akraba Katilliği:</span> Maegor’un yeğenleri ile yaptığı savaşlar malumunuzdur. Kral Henry, Maegor’dan aşağı kalır mı? Tabii ki hayır; kendisi de akrabalarını siyasetten tasfiye etmiş, uzak kuzenlerini bile idam ettirmiştir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Arabulucu Jaehaerys:</span> <span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Altın Çağ’ın Mimarı ve Tarihsel İzdüşümleri</span><br />
Zalim Maegor’un bıraktığı enkazın ardından tahta çıkan Jaehaerys I, 55 yıllık saltanatı boyunca Westeros’u yalnız kılıçla değil, akılla da yönetmiştir. Martin, bu karakteri kurgularken tarihin en başarılı "kurumsallaşma" dönemlerinden ilham almıştır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Roma’nın Barışı: İmparator Augustus (Pax Romana)</span><br />
Jaehaerys’in en büyük benzerliği Roma İmparatorluğu'nun ilk imparatoru olan Augustus’tur.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Yolların İnşası</span>: Augustus, imparatorluğun her yerine devasa bir yol ağı kurdurmuştu. Jaehaerys de Westeros’un yedi krallığını birbirine bağlayan Kralyolu ve diğer büyük ana yolların inşasını başlatmıştır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Pax Jaehaerysia</span>: Tıpkı Augustus’un 200 yıl sürecek barış dönemini (Pax Romana) başlatması gibi, Jaehaerys de iç savaşları bitirmiş ve halkın "Ejderhaların Barışı" dediği refah dönemini kurmuştur.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Hukuk Reformu: </span>I. Justinianus ve I. Edward<br />
Jaehaerys, Westeros’un parça parça olan yasalarını birleştirip bir düzene koymuştur.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Yasal Birleşme</span>: Bu yönüyle Roma hukukunu sistemleştiren Bizans İmparatoru Justinianus’a ve İngiliz ortak hukukunun temellerini atan I. Edward’a benzer. Yerel derebeylerin keyfi yasaları yerine, tüm kıtada geçerli olan merkezi bir hukuk sistemi getirmiştir.<br />
<br />
<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Elizabeth Dönemi ve Kraliçe Alysanne (The Good Queen)</span><br />
Jaehaerys’in saltanatı, İngiltere’nin Altın Çağı (Elizabethan Era) ile büyük benzerlikler taşır. Ancak burada en kritik figür, kralın eşi Kraliçe Alysanne’dir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Alysanne Targaryen</span>: Jaehaerys ve Alysanne, ejderhalarıyla tüm diyarı dolaşıp yerel lordların sorunlarını dinlerlerdi. Bu, halkın sevgisini kazanan ve "Halkın Kraliçesi" olan güçlü kadın figürlerini (I. Elizabeth veya Kraliçe Victoria gibi) anımsatır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Bilgelik ve Diplomasi: Kral Süleyman</span><br />
Jaehaerys, sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda bir arabulucudur. Dini otoritelerle Maegor gibi savaşmak yerine onlarla anlaşmış, ejderha gücünü masada bir koz olarak kullanmıştır. Bu bilge ama güçlü kral imajının, tarih ve mitolojideki Kral Süleyman arketipiyle örtüştüğünü düşünüyorum.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">II. Charles ve IV. Aegon: Şehvetin Gölgesindeki Krallıklar</span><br />
Tarihçiler II. Charles’ı "Merry Monarch" (Neşeli Hükümdar) olarak anar; Hisar’ın üstatları ise IV. Aegon’u "Unworthy" (Değersiz) unvanıyla tarihe kaydetmiştir. İkisini birbirine bağlayan temel unsur; devlet işlerinden ziyade kişisel zevklerine olan düşkünlükleri ve bu zevklerin doğurduğu "piç çocuklar" krizidir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Saray Hayatı ve Ahlaki Çöküş</span><br />
II. Charles: Püriten baskı döneminden sonra tahta çıkan Charles, sarayını tiyatrolar, partiler ve sayısız metresle doldurdu. Onun dönemi, İngiliz sarayının en "serbest" ve skandallarla dolu dönemiydi.<br />
<br />
IV. Aegon: Aegon da benzer şekilde, krallığın hazinesini metreslerine ve anlamsız zevklerine harcadı. Erdemli bir kral olmaktansa, arzularının kölesi olmayı tercih etti.<br />
<br />
"<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Resmen Kabul Edilen" Piçler ve Meşruiyet Sorunu</span><br />
Bu iki kralın en büyük ortak noktası, evlilik dışı çocuklarına duydukları aşırı (ve tehlikeli) ilgidir.<br />
II. Charles: Charles’ın meşru bir varisi yoktu, ancak en az 12 gayrimeşru çocuğunu resmen tanıdı ve onlara dükalık unvanları verdi. En sevdiği piç oğlu Monmouth Dükü James, tıpkı Daemon Blackfyre gibi yakışıklı, savaşçı ve halk tarafından çok sevilen bir figürdü.<br />
<br />
IV. Aegon: Aegon, ölmeden hemen önce tüm piçlerini (Great Bastards) meşrulaştırarak tarihin en büyük kaosuna imza attı. Bu hamle, krallığı meşru varis Daeron ile karizmatik piç Daemon Blackfyre arasında ikiye böldü.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Ölüm Sonrası Çıkan İsyanlar: Monmouth ve Blackfyre</span><br />
Benzerlik sadece karakterlerle sınırlı kalmaz, arkalarında bıraktıkları yıkım da paralellik gösterir:<br />
Monmouth İsyanı: II. Charles öldüğünde, yerine Katolik kardeşi II. James geçti. Ancak Charles'ın piç oğlu Monmouth Dükü, amcasına karşı isyan ederek tahtın kendisine ait olduğunu iddia etti. Bu isyan kanlı bir şekilde bastırıldı ve Monmouth idam edildi.<br />
<br />
Blackfyre İsyanları: IV. Aegon öldüğünde, yerine oğlu II. Daeron geçti. Ancak Aegon’un meşrulaştırdığı piç oğlu Daemon Blackfyre, üvey kardeşine karşı "Blackfyre İsyanı"nı başlattı. Daemon, babasının kendisine kralların kılıcı Blackfyre'ı vermesini, kendisinin "Gerçek Varis" olduğunun kanıtı olarak sundu. Sonucunda ise öldürülmüştür.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Kutsanmış Baelor ve Tarihin Dindar Kralları</span><br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">İngiltere Kralı III. Henry</span><br />
Baelor’un King’s Landing’in silüetini değiştiren devasa Baelor Septi’ni inşa ettirmesi, tarihteki III. Henry’nin (1216-1272) Westminster Abbey tutkusuyla birebir örtüşür.<br />
İnanç İçin Hazineyi Boşaltmak: III. Henry, Westminster Abbey’i İngiltere’nin en görkemli dini merkezi yapmak için krallığın tüm kaynaklarını seferber etmişti. Baelor da benzer şekilde, halkın karnını doyurmak yerine devasa heykeller ve kristal camlı septler inşa ettirerek krallığın bütçesini "ruhani bir görkem" için harcamıştır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Ayin Bağımlılığı:</span> III. Henry o kadar dindardı ki, devlet işlerini görüşmesi gereken konsey toplantılarını yarıda kesip günde üç-dört kez ayine katılırdı. Baelor’un da Sept’e kapanıp günlerce dua etmesi, rasyonel yönetimi dini ritüellere feda eden bu kral tipiyle aynıdır.<br />
<br />
"<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Kral Değil Keşiş": Fransa Kralı VII. Louis</span><br />
<br />
Baelor’un dünyevi zevklerden, özellikle de cinsellikten tamamen kaçınması, onu Fransa’nın VII. Louis’si (1137-1180) ile eşleştirir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Evlilik ve Bekâret: VII</span>. Louis, eşi Eleanor d'Aquitaine tarafından "Bir kralla değil, bir keşişle evliymişim gibi hissediyorum" sözüyle eleştirilmişti. Baelor da kız kardeşi ve eşi olan Daena ile olan evliliğini hiçbir zaman tamamlamamış, hatta günaha girmemek için Daena ve diğer kız kardeşlerini "Bakire Kasrı"na (Maidenvault) hapsetmiştir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Çilekeşlik</span>: Her iki kral da ipek elbiseler yerine kaba kumaşları, ziyafetler yerine basit yemekleri tercih etmiştir. Baelor’un çıplak ayakla Dorne’a kadar yürümesi, VII. Louis’nin haçlı seferleri sırasında ve sonrasında sergilediği "günah çıkarma" odaklı çilekeş yaşam tarzının fantastik bir yansımasıdır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Barışçıl Mucizeler: </span>Günah Çıkartan Edward (Edward the Confessor)<br />
Baelor’un kılıç kuşanmayı reddeden pasifist tavrı ve "kutsal" olarak görülmesi, Norman Fethi’nden önceki son büyük Anglo-Sakson kralı olan Edward’a dayanır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Düşmanla Barış: </span>Baelor, ejderhaların ve orduların yapamadığını yapmış; çıplak ayakla Dorne’a yürüyerek kanlı savaşı barışla bitirmiştir. Günah Çıkartan Edward da askeri bir lider olmaktan ziyade, barışı sağlayan ve "dokunuşuyla şifa dağıtan" ruhani bir lider olarak görülürdü.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Yılan Çukuru ve Mucizeler: </span>Baelor’un kuzeni Aemon’u kurtarmak için zehirli yılanların arasına girmesi ve mucizevi bir şekilde ölmemesi; Edward’ın körleri iyileştirdiğine veya dokunuşuyla hastalıkları defettiğine dair halk efsaneleriyle aynı mantığa hizmet eder. İkisi de halkın gözünde "Tanrı tarafından seçilmiş" kutsal papaz krallardır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Deli Kral ve Cam Kral</span><br />
Westeros tarihini trajik bir iç savaşa sürükleyen II. Aerys Targaryen (Deli Kral) ile 14. yüzyıl Fransa'sının talihsiz hükümdarı VI. Charles (Cam Kral) arasındaki paralellik; tıp tarihinin ve monarşi krizlerinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Her iki kral da saltanatlarının başında umut vaat eden, karizmatik ve sevilen liderlerken, yaşadıkları ağır travmalar sonrası derin bir akıl sağlığı çöküşü yaşamışlardır. İşte bu iki hükümdar arasındaki dehşet verici benzerlikler:<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Görünmez Düşmanlar ve "Dokunulma" Korkusu</span><br />
Bu iki kralın deliliğinin en belirgin ortak noktası, çevrelerine duydukları aşırı güvensizlik ve fiziksel temas korkusudur.<br />
<br />
Cam Kral (VI. Charles): Charles, kendisinin camdan yapıldığına dair bir sanrıya kapılmıştı. En ufak bir temasın kendisini tuzla buz edeceğine inandığı için kıyafetlerinin içine demir çubuklar diktirir ve kimsenin yanına yaklaşmasına izin vermezdi.<br />
<br />
Deli Kral (Aerys): Duskendale İsyanı sırasında esir alınıp işkence gördükten sonra Aerys, kimsenin kendisine dokunmasına izin vermemeye başladı. Öyle ki, tırnaklarını kestirmeyi ve saçlarına dokunulmasını reddettiği için bir pençeyi andıran elleri ve dizlerine kadar uzanan kirli gümüş saçlarıyla tam bir canavar görünümüne büründü.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Sadık Dostlardan Gelen "İhanet" Paranoyası</span><br />
Her iki kral da en yakınındaki isimleri baş düşmanı olarak görmeye başlamıştır.<br />
Aerys ve Tywin: Aerys, bir zamanlar en yakın dostu ve Eli olan Tywin Lannister'ın kendisini devirmek ve yerine oğlu Rhaegar'ı geçirmek istediğine ikna olmuştu. Bu kıskançlık ve korku, krallığın en güçlü iki ismini birbirine düşürerek isyanın fitilini ateşledi.<br />
<br />
Charles ve Burgundy: VI. Charles da kriz anlarında kendi ailesini ve danışmanlarını tanıyamaz hale geliyor, onların kendisine komplo kurduğunu düşünerek sarayda kılıçla terör estiriyordu.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Ateş ve Kaosun Getirdiği Yıkım</span><br />
Her iki hükümdarın deliliği de krallıklarını idari bir felakete ve kanlı bir kaosa sürüklemiştir.<br />
Yıkım: Aerys düşmanlarını (ve hayali düşmanlarını) yakmak için çılgınateş takıntısı geliştirirken; VI. Charles'ın yönetemediği Fransa, İngiliz işgaline ve iç savaşa açık hale gelmiştir. Aerys'in "Hepsini yakın!" çığlığı ile Charles'ın kontrolsüz öfke nöbetleri, mutlak gücün akıl sağlığıyla birleşmediğinde nasıl bir yıkıma dönüştüğünün tarihsel ve kurgusal kanıtıdır.<br />
<img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Ana Seri Karakterleri ve Savaşları: </span>Bunların Tarihsel İzdüşümleri<br />
Martin’in ana serisindeki olayları hepimiz biliyoruz; peki bu olayların aslında tarihteki Güller Savaşı’ndan ilham alındığını söylesem? Güller Savaşı, 1455-1487 yılları arasında İngiltere tahtı için çarpışan iki rakip hanedan —Lancaster ve York— arasındaki kanlı iç savaşlar dizisidir. Bu noktada devam etmek için Güller Savaşı hakkında biraz bilgi edinmeniz gerekiyor. Öncelikle iki ana hanemiz var: Lancaster ve York. Lancaster hanesi adından da belli olacağı gibi Lannisterlardır; York hanesi ise Stark hanesidir. Peki, savaşa neden Güllerin Savaşı diyoruz? Çünkü Lancaster hanedanının arması kırmızı, York hanedanınınki ise beyaz güldür. Savaşın temel sebebine bakacak olursak III. Edward’ın çok fazla çocuğu olmasıdır; Lancaster ve York hanedanı bu kralın soyundan gelir. Yüzyıl Savaşları’nın kaybedilmesi ve baştaki zayıf kral yüzünden devlet zaten bir kaosun içindeydi. Saraydaki düzensizliği gören York Dükü Richard mevcut düzene baş kaldırmış ve savaşın fitilini ateşlemiştir.<br />
Şimdi karakterlere bakalım:<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Yorklu Richard vs. Eddard Stark</span><br />
Tarih: Krallığın en güçlü lorduydu. Kralın beceriksizliğine karşı "protektör" (koruyucu) olarak atandı. Dürüst ve onurlu bilinen bir liderdi ama rakipleri tarafından hain ilan edildi.<br />
Son: Tıpkı Ned Stark gibi kafası kesildi ve bir kale kapısına ibret olsun diye asıldı. Üzerine dalga geçmek için kağıttan bir taç koydular.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Anjoulu Margaret vs. Cersei Lannister</span><br />
<br />
Tarih: Kral VI. Henry’nin eşiydi. Kocası etkisiz olduğu için krallığı o yönetti. Son derece hırslı, zeki ve acımasızdı.<br />
<br />
Paralellik: Tek amacı oğlunun taht hakkını korumaktır. Yorkluları (Starkları) baş düşmanı olarak görür ve onları yok etmek için her türlü entrikayı çevirir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Warwick Kontu Richard Neville (The Kingmaker) vs. Tywin Lannister</span><br />
<br />
Tarih: İngiltere'nin en zengin ve en güçlü adamıydı. Kimin kral olacağına o karar verirdi (Önce IV. Edward'ı, sonra tekrar VI. Henry'yi tahta çıkardı).<br />
<br />
Paralellik: "Kral Yaratan" lakabıyla anılır. Krallığın gerçek gücü odur ve sadakati her zaman kendi hanesinin çıkarlarına göredir. Ayrıca bizim evrenimizde de "Kral Yaratan" lakabı ile anılan Criston Cole var.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">IV. Edward vs. Robert Baratheon</span><br />
Direkt olarak Robert diyemeyiz fakat çok benzeyen noktaları var, bu yüzden eklemek istedim.<br />
<br />
Tarih: Yorklu Richard’ın oğluydu. Genç, çok yakışıklı, devasa boyda ve yenilmez bir savaşçıydı. Lancasterları devirip tahtı aldı.<br />
<br />
Son: Saltanatının sonlarına doğru tıpkı Robert gibi kendini içkiye ve eğlenceye verdi, obezleşti ve erken yaşta öldü. Onun ölümü krallığı tekrar kaosa sürükledi.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">III. Richard vs. Stannis Baratheon / Tyrion Lannister</span><br />
Tarih: IV. Edward’ın kardeşiydi. Tıpkı Stannis gibi sadık ve iyi bir komutandı ama abisi ölünce yeğenlerini "gayrimeşru" ilan edip tahtı ele geçirdi. Ayrıca Tyrion’a benzer olarak tarihte "kambur" ve "çirkin" olarak karalanmıştır (Shakespeare sağ olsun).<br />
<br />
Paralellik: Stannis gibi "hukuki hak" üzerinden gider ama Tyrion gibi fiziksel kusurlarıyla ve zekasıyla ön yargılara maruz kalır.<br />
<br />
Stannis özelinde bir de İmparator Tiberius’tan bahsetmek isterim:<br />
Stannis ile en büyük benzerliği taşıyan isim budur.<br />
<br />
Karakter: Tiberius, Roma tarihinin en yetenekli generallerinden biriydi ama asla sevilmedi. Asık suratlı, soğuk, şaka yapmayan ve görev bilinciyle yaşayan bir adamdı.<br />
<br />
Diş Gıcırdatma ve Stres: Tarihi kayıtlarda Tiberius’un içsel öfkesini ve stresini dışarı vurduğu, sürekli gergin ve huzursuz bir yapıda olduğu anlatılır. Stannis’in her sinirlendiğinde duyulan o "gıcırdayan dişleri", Tiberius’un bu bastırılmış öfkesinin edebi bir yansımasıdır.<br />
<br />
Gölgede Kalmak: Tıpkı Stannis’in karizmatik abisi Robert’ın gölgesinde kalması gibi, Tiberius da efsanevi İmparator Augustus’un gölgesinde büyümüş ve hiçbir zaman onun kadar sevilmemiştir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Robb Stark — IV. Edward ve V. Henry: </span>Savaş alanındaki yenilmezliği ile V. Henry’ye; ancak stratejik bir evlilik anlaşmasını bozup aşkı seçerek kendi sonunu hazırlamasıyla genç IV. Edward’a benzer.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Sansa Stark — Yorklu Elizabeth: </span>Şahsen tam olarak oturduğunu düşünmüyorum fakat benzer yönleri vardır. York ve Lancaster güllerini evlilik ile birleştirmiştir. Çalkantılı bir siyasi dönemde hayatta kalmayı başarmış ve sonunda kraliçe olmuştur.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Jaime Lannister — Gottfried von Berlichingen: </span>Tarihte "Demir Elli Gottfried" olarak bilinen ünlü bir Alman şövalyesidir. Savaşta elini kaybetmiş ve yerine demir bir protez yaptırmıştır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Joffrey Baratheon ve Westminsterlı Edward</span><br />
Sadizm: Joffrey’nin işkence merakı, 13 yaşında "sadece kafa kesmekten" zevk aldığı rapor edilen Edward'dan gelir.<br />
Hırslı Anneler: Joffrey’nin Cersei'si varsa, Edward’ın da krallığı oğul aşkıyla ateşe veren annesi Anjoulu Margaret vardı.<br />
Şaibeli Soy: Joffrey gibi Edward’ın da kralın değil, kraliçenin bir aşığının oğlu olduğu dedikodusu tahtını hep sarstı.<br />
Erken Ölüm: Biri düğününde zehirlendi, diğeri 17 yaşında savaş meydanında öldürülerek (ayrıca serinin taslak hâlinde Joffrey de savaş meydanında ölüyordu) tiranlık hayallerine veda etti.<br />
<br />
fAegon ve Perkin Warbeck: Tarihin En Büyük "Sahte Varis" Benzerliği<br />
George R.R. Martin, Genç Griff (fAegon) karakterini kurgularken 15. yüzyıl İngiltere’sinin en gizemli figürü Perkin Warbeck’ten birebir ilham almıştır. İşte iki hikaye arasındaki sarsıcı benzerlikler:<br />
<br />
"Ölü" Sanılan Prensin Dönüşü: Tarihte, Londra Kulesi'nde öldürüldüğü sanılan Prensi Richard yıllar sonra "Perkin Warbeck" adıyla ortaya çıkmıştır. Westeros'ta ise, Dağ tarafından öldürüldüğü sanılan Aegon Targaryen yıllar sonra "Genç Griff" olarak geri dönmüştür.<br />
<br />
Aynı Kurtuluş Senaryosu: Warbeck, cellatların kendisine acıyıp yerine başka bir çocuğu öldürdüğünü iddia etmiştir. fAegon da Varys’in bebekleri değiştirdiğini ve kendisinin kaçırıldığını iddia etmektedir.<br />
<br />
Kusursuz Bir "Kral" Eğitimi: Warbeck, asil tavırlarıyla Avrupa krallarını gerçek prens olduğuna inandıracak kadar iyi eğitilmiştir. fAegon da Jon Connington tarafından "mükemmel hükümdar" olması için her alanda donanımlı yetiştirilmiştir.<br />
<br />
Dış Güçlerin Oyunu: Warbeck; Fransa ve İskoçya tarafından İngiltere tahtını karıştırmak için kullanılmıştır. fAegon ise Varys, Illyrio ve Altın Grup tarafından Westeros’u ele geçirmek için sahaya sürülmüştür.<br />
<br />
Gerçek mi, Sahte mi?: Tarih, Warbeck’in aslında bir köylü olduğunu kanıtlamış ve onu idam etmiştir. Westeros’ta ise en büyük soru işareti hala aynıdır: fAegon gerçek bir ejderha mı, yoksa tarihteki Warbeck gibi bir "sahte varis" mi?<br />
<img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <br />
Şimdi bu noktada hem karakter incelememize devam edeceğiz hem de iki küçük kuramdan bahsedeceğim. Kendim fark ettim fakat ikisine de kefil olamam, sonuçta Martin'in hikayesi çok başka bir yere evrildi artık.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Brienne of Tarth ve Jeanne d'Arc:</span> George R.R. Martin’in "şövalyelik" onurunu bir kadının omuzlarına yüklediği en güçlü tarihsel paralelliktir. Brienne sadece kılıç sallayan bir kadın değil, Jeanne d’Arc’ın 15. yüzyıldaki trajik ve asil ruhunun Westeros’taki yansımasıdır. İşte bu iki "Bakire Savaşçı" arasındaki benzerlikler:<br />
<br />
"Bakire" Unvanı (The Maid): Jeanne d'Arc tarihte "La Pucelle" (Bakire) olarak anılırdı; bu onun saflığını ve tanrısal görevine olan adanmışlığını simgeliyordu. Brienne de seride sürekli "Tarth Bakiresi" olarak anılır. Her iki karakter için de bu unvan, alay konusu edilse de aslında onların sarsılmaz onurunu temsil eder.<br />
<br />
Erkek Dünyasında Bir Zırh: Jeanne, Tanrı’dan aldığı emirle saçlarını kestirip erkek zırhı giyerek orduların başına geçti. Brienne de toplumun ona biçtiği "hanımefendi" rolünü reddederek zırh kuşanmış ve bir şövalye gibi yaşamayı seçmiştir. Her ikisi de dış görünüşleri nedeniyle toplum tarafından dışlanmış, ancak savaş meydanındaki yetenekleriyle saygı kazanmışlardır.<br />
<br />
Sadakat ve Trajik Kader: Jeanne, Kral VII. Charles’a olan sarsılmaz sadakatiyle bilinirdi ama sonunda siyasi oyunlarla ölüme terk edildi. Brienne de Renly Baratheon ve ardından Catelyn Stark’a olan bağlılığıyla bir dizi görevin peşinden sürüklenir.<br />
<br />
Fark ettiyseniz Jeanne, İngilizlere bağlı bir şövalye olarak savaşmıştır. Peki ölümü nasıl oldu? Jeanne 1430 yılında bir kuşatma sırasında Fransızlara esir düşmüştür; daha sonra para karşılığı İngilizlere satılmış ve yakılarak idam edilmiştir. Bu bizim Brienne için de bir benzerlik olabilir; belki Daenerys'e karşı savaşırken ejderha ateşi ile ölür.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Henry Tudor ve Kayıp Prens</span><br />
Henry hayatını İngiltere'den uzakta, Fransa'da geçirmiştir; bu noktada Daenerys ile de benzerlik kurabilirsiniz, kayıp bir prens olması açısından Jon Snow ile de. İlerleyen yıllarda Lancaster hanedanının erkek soyu tükenmesi üzerine tahtın en iddialı varisi olarak kalmıştır. Daha sonra ise denizaşırı topraklardan İngiltere'ye gelmiş, savaşmış ve sonucunda 30 yıllık savaşı bitirmiştir. Henry Tudor bir evlilik ile kırmızı ve beyaz gülü birleştirerek savaşı bitirmiştir (Tudor hanedanının arması kırmızı ve beyaz renktir). Bizim serimiz ile kıyaslayacak olursak; finalde buz ve ateşi birleştirebilecek bir kral veya kraliçe olacak olmasına dayandırabiliriz bunu. Bu kişi için ister Jon Snow deyin ister Daenerys Targaryen, ikisi ile de benzerlik taşıyor bence.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="justify"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: GameOfThrones;" class="mycode_font">Westeros’un Gizli KodlarI 2: Tarihsel Paralellikler</span></span></div>
<br />
Sevgili ASOIAF severler, hepinize selamlar! Geçen haftalarda daha çok evrenin coğrafyası hakkında konuştuğum "Westeros’un Gizli Kodları" yazımın ikinci partını okumaktasınız. Özellikle Avrupa tarihini okumuş olanlarımız fark edecektir ki Martin; pek çok farklı kaynaktan ilham aldığı gibi, tarihten de birçok ilham almış ve bunları serisinde kullanmıştır. Kendim görebildiğim paralellikleri sizlerin de görmesi amacıyla bu yazıyı yazma kararı aldım finale ise iki küçük kuram ekledim ve işte huzurlarınızda: Westeros’un Gizli Kodları - Tarihsel Paralellikler.<br />
<img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Martin’in Karakterleri ve Tarih Sahnesinin Aktörleri</span><br />
Nasıl resim çizerken başka bir resmi referans alıp ona göre çizim yaparsak, Martin de karakterlerini yazarken tarihi figürleri referans almış gibi görünüyor. Bu başlıkta karakterleri ve onların referans alındığı tarihsel figürleri işleyeceğiz.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Westeros’un Doğuşu: Fatih Aegon ve Norman Fatih William</span><br />
George R.R. Martin’in Buz ve Ateşin Şarkısı evrenini kurgularken tarihin tozlu sayfalarından, özellikle de 1066 yılındaki Norman Fethi’nden ilham aldığını duymuşsunuzdur. Martin; fethin en kilit iki figürü olan Fatih William ve üvey kardeşi Odo’yu, Yedi Krallık'ın kurucusu Fatih Aegon Targaryen ve Orys Baratheon olarak adeta yeniden canlandırmıştır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">I. İki Fatih: Aegon Targaryen ve I. William</span><br />
Westeros takviminin "Fetih Öncesi" ve "Fetih Sonrası" (F.Ö. / F.S.) olarak ikiye ayrılması, İngiliz tarihinin "1066 öncesi ve sonrası" olarak keskin bir çizgiyle bölünmesine dayanır.<br />
Yabancı Bir Gücün İstilası: Tıpkı William’ın bir "Norman" (Viking soyundan gelen Fransızlaşmış bir dük) olarak denizi geçip Anglo-Sakson İngiltere’sine ayak basması gibi; Aegon da kadim Valyria’nın son varisi olarak Ejderha Kayası’ndan yola çıkmış ve Westeros için tamamen "yabancı" bir fatih olarak karaya çıkmıştır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Parçalanmışlığı Bitirmek: </span>William gelmeden önce İngiltere rakip kontluklar arasındaydı; Aegon geldiğinde ise Westeros birbirini boğazlayan "Yedi Krallık"tan ibaretti. Her iki lider de bu kaosu merkezi bir otorite ve tek bir taht altında birleştirmeyi başardı.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Askeri Üstünlük ve Teknoloji: </span>William’ın zaferini sağlayan şey, Anglo-Saksonların yaya savaş taktiklerine karşı durdurulamaz olan ağır zırhlı Norman süvarileriydi ki dönemin Avrupa'sında at ile savaşmak pahalı bir şeydi. Aegon’un elinde ise dönemin "nükleer silahı" sayılan ejderhalar (Balerion, Meraxes, Vhagar) vardı. Ateş Tarlası, teknik olarak Hastings Muharebesi’nin fantastik bir izdüşümüdür.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Sembolik Başkentler</span>: William, fethini kalıcı kılmak için Londra’da Tower of London’ı inşa ettirirken; Aegon, ilk karaya çıktığı yere Kralın Şehri’ni kurmuş ve düşmanlarının kılıçlarından Demir Taht’ı dövdürmüştür.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">II. Gölgedeki Güç:</span> Orys Baratheon ve Odo of Bayeux<br />
Bir fethin başarısı, hükümdarın arkasındaki "sağ kol"un sadakati ve gücüyle ölçülür. Martin, tarihteki en güçlü ikinci adam figürlerinden biri olan Odo of Bayeux’yu, Orys Baratheon karakterinde kusursuzca işlemiştir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Gayrimeşru Kardeşlik Bağı</span>: Odo, Fatih William’ın anne bir, baba ayrı üvey kardeşiydi. Orys Baratheon’un ise Aegon’un gayrimeşru kardeşi olduğu tüm Westeros’ta konuşulan, kanıtlanmasa da herkesçe kabul gören bir sırdır. Yalnız tarihte piç olduğu söylenen kişi Odo değil William'dır; bizim serimizde ise piç olan karakter Orys'tir. Bu kan bağı, hükümdarın bu isimlere duyduğu sınırsız güvenin temelidir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Savaş Alanındaki Dehşet</span>: Odo, ünlü Bayeux İşlemesi’nde askerlerini topuzuyla yönetirken (kendisi bir din adamı olduğu için kan döken bir kılıç kullanması yasak, bu yüzden topuz kullanır) tasvir edilir. Orys Baratheon ise "Son Fırtına" savaşında Fırtına Kralı Argilac’ı teke tekte devirerek rüştünü ispatlamıştır. Her iki isim de ordunun en kritik kanatlarını komuta eden, savaşçı ruhlu liderlerdir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Yeni Hanedanların Temeli:</span> William, fetihten sonra Odo’yu Kent Kontu yaparak devasa topraklarla ödüllendirmiştir. Aegon ise Orys’e, devirdiği Durrandonların kalesi olan Fırtına Burnu’nu vermiş; Orys burada eski kralların armasını ve sözlerini devralarak Baratheon Hanedanı’nı kurmuştur.<br />
Tarihin İlk "Kral Eli": William Normandiya’ya gittiğinde İngiltere’yi Odo’ya emanet ederdi. Bizler ise Orys'i ilk kral eli olarak kabul ederiz.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Tyrell Hanedanı ve Tyrrell Hanedanı?</span><br />
<br />
Evet, Martin Tyrell hanedanını tarihteki Tyrrell hanedanından ilham almış görünüyor.  Tarihteki Tyrrell hanesi, William'ın fethinde onun tarafında olmuş, fetih sonrası mevki ve toprak sahibi olmuşlardır. Bizim Tyrell hanemiz ise Aegon, Gardener ailesinin soyunu kuruttuğunda Highgarden kalesinin kâhyası olan bu aile kapıları Aegon için açmış ve ona diz çökmüştür. Aegon sadakatleri karşılığı onlara büyük bir ödül vermiştir. Peki, paralellikler burada bitti mi? Hayır elbette. Tarihteki Tyrrellerin üzerinde bir de kral katili lekesi vardır; aynı bizim Tyrelller gibi. 1100 yılında Walter Tyrrell’in fırlattığı iddia edilen ok bir geyikten sekerek Kral II. William’a (Fatih William’ın oğlu) isabet etmiştir; bizim Tyrellerimiz ise Joffrey Baratheon’u zehirlemiştir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Zalim Maegor ve VIII. Henry</span>: Tahtın ve İnancın Cellatları<br />
Westeros tarihinde Maegor I ne kadar korkutucu ve acımasızsa; İngiliz tarihinde VIII. Henry de o kadar sarsıcı bir figürdür. Bu iki hükümdarı birbirine bağlayan üç ana sütun vardır:<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Kilise ile Savaş ve Mutlak Otorite: </span>Her iki kral da kendi otoritelerinin üzerinde hiçbir güç tanımamıştır.<br />
Maegor: "İnanç Militanları" ile yıllarca süren kanlı bir savaşa girdi. Septleri yaktı, dindarları kılıçtan geçirdi ve ejderhası Balerion ile dini otoriteyi tamamen ezmeye çalıştı.<br />
VIII. Henry: Boşanma isteğine karşı çıkan Katolik Kilisesi ile bağlarını tamamen kopardı. Kendisini "İngiltere Kilisesi'nin Yüce Başkanı" ilan etti. Manastırları yağmaladı ve kendisine itaat etmeyen din adamlarını idam ettirdi.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Vâris Takıntısı ve Çok Sayıda Eş: </span>Maegor’un "Kara Gelinler" olarak bilinen çok sayıda eşi vardı ve tek amacı sağlıklı bir erkek vâris bulmaktı. Ancak doğan çocukları hep "canavarca" veya ölü doğdu. VIII. Henry de aynı kaderi paylaştı; altı kez evlendi, eşlerinden ikisini (Anne Boleyn ve Catherine Howard) idam ettirdi ve bir erkek vâris bulmak için krallığı altüst etti.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Fiziksel Heybet ve Değişim:</span> Gençliklerinde her ikisi de uzun boylu, yakışıklı ve yetenekli savaşçılardı. Ancak zamanla her ikisi de paranoya ve öfke nöbetlerine hapsolmuş, çevrelerine dehşet saçan devasa, korkutucu figürlere dönüştüler.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Akraba Katilliği:</span> Maegor’un yeğenleri ile yaptığı savaşlar malumunuzdur. Kral Henry, Maegor’dan aşağı kalır mı? Tabii ki hayır; kendisi de akrabalarını siyasetten tasfiye etmiş, uzak kuzenlerini bile idam ettirmiştir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Arabulucu Jaehaerys:</span> <span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Altın Çağ’ın Mimarı ve Tarihsel İzdüşümleri</span><br />
Zalim Maegor’un bıraktığı enkazın ardından tahta çıkan Jaehaerys I, 55 yıllık saltanatı boyunca Westeros’u yalnız kılıçla değil, akılla da yönetmiştir. Martin, bu karakteri kurgularken tarihin en başarılı "kurumsallaşma" dönemlerinden ilham almıştır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Roma’nın Barışı: İmparator Augustus (Pax Romana)</span><br />
Jaehaerys’in en büyük benzerliği Roma İmparatorluğu'nun ilk imparatoru olan Augustus’tur.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Yolların İnşası</span>: Augustus, imparatorluğun her yerine devasa bir yol ağı kurdurmuştu. Jaehaerys de Westeros’un yedi krallığını birbirine bağlayan Kralyolu ve diğer büyük ana yolların inşasını başlatmıştır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Pax Jaehaerysia</span>: Tıpkı Augustus’un 200 yıl sürecek barış dönemini (Pax Romana) başlatması gibi, Jaehaerys de iç savaşları bitirmiş ve halkın "Ejderhaların Barışı" dediği refah dönemini kurmuştur.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Hukuk Reformu: </span>I. Justinianus ve I. Edward<br />
Jaehaerys, Westeros’un parça parça olan yasalarını birleştirip bir düzene koymuştur.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Yasal Birleşme</span>: Bu yönüyle Roma hukukunu sistemleştiren Bizans İmparatoru Justinianus’a ve İngiliz ortak hukukunun temellerini atan I. Edward’a benzer. Yerel derebeylerin keyfi yasaları yerine, tüm kıtada geçerli olan merkezi bir hukuk sistemi getirmiştir.<br />
<br />
<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Elizabeth Dönemi ve Kraliçe Alysanne (The Good Queen)</span><br />
Jaehaerys’in saltanatı, İngiltere’nin Altın Çağı (Elizabethan Era) ile büyük benzerlikler taşır. Ancak burada en kritik figür, kralın eşi Kraliçe Alysanne’dir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Alysanne Targaryen</span>: Jaehaerys ve Alysanne, ejderhalarıyla tüm diyarı dolaşıp yerel lordların sorunlarını dinlerlerdi. Bu, halkın sevgisini kazanan ve "Halkın Kraliçesi" olan güçlü kadın figürlerini (I. Elizabeth veya Kraliçe Victoria gibi) anımsatır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Bilgelik ve Diplomasi: Kral Süleyman</span><br />
Jaehaerys, sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda bir arabulucudur. Dini otoritelerle Maegor gibi savaşmak yerine onlarla anlaşmış, ejderha gücünü masada bir koz olarak kullanmıştır. Bu bilge ama güçlü kral imajının, tarih ve mitolojideki Kral Süleyman arketipiyle örtüştüğünü düşünüyorum.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">II. Charles ve IV. Aegon: Şehvetin Gölgesindeki Krallıklar</span><br />
Tarihçiler II. Charles’ı "Merry Monarch" (Neşeli Hükümdar) olarak anar; Hisar’ın üstatları ise IV. Aegon’u "Unworthy" (Değersiz) unvanıyla tarihe kaydetmiştir. İkisini birbirine bağlayan temel unsur; devlet işlerinden ziyade kişisel zevklerine olan düşkünlükleri ve bu zevklerin doğurduğu "piç çocuklar" krizidir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Saray Hayatı ve Ahlaki Çöküş</span><br />
II. Charles: Püriten baskı döneminden sonra tahta çıkan Charles, sarayını tiyatrolar, partiler ve sayısız metresle doldurdu. Onun dönemi, İngiliz sarayının en "serbest" ve skandallarla dolu dönemiydi.<br />
<br />
IV. Aegon: Aegon da benzer şekilde, krallığın hazinesini metreslerine ve anlamsız zevklerine harcadı. Erdemli bir kral olmaktansa, arzularının kölesi olmayı tercih etti.<br />
<br />
"<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Resmen Kabul Edilen" Piçler ve Meşruiyet Sorunu</span><br />
Bu iki kralın en büyük ortak noktası, evlilik dışı çocuklarına duydukları aşırı (ve tehlikeli) ilgidir.<br />
II. Charles: Charles’ın meşru bir varisi yoktu, ancak en az 12 gayrimeşru çocuğunu resmen tanıdı ve onlara dükalık unvanları verdi. En sevdiği piç oğlu Monmouth Dükü James, tıpkı Daemon Blackfyre gibi yakışıklı, savaşçı ve halk tarafından çok sevilen bir figürdü.<br />
<br />
IV. Aegon: Aegon, ölmeden hemen önce tüm piçlerini (Great Bastards) meşrulaştırarak tarihin en büyük kaosuna imza attı. Bu hamle, krallığı meşru varis Daeron ile karizmatik piç Daemon Blackfyre arasında ikiye böldü.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Ölüm Sonrası Çıkan İsyanlar: Monmouth ve Blackfyre</span><br />
Benzerlik sadece karakterlerle sınırlı kalmaz, arkalarında bıraktıkları yıkım da paralellik gösterir:<br />
Monmouth İsyanı: II. Charles öldüğünde, yerine Katolik kardeşi II. James geçti. Ancak Charles'ın piç oğlu Monmouth Dükü, amcasına karşı isyan ederek tahtın kendisine ait olduğunu iddia etti. Bu isyan kanlı bir şekilde bastırıldı ve Monmouth idam edildi.<br />
<br />
Blackfyre İsyanları: IV. Aegon öldüğünde, yerine oğlu II. Daeron geçti. Ancak Aegon’un meşrulaştırdığı piç oğlu Daemon Blackfyre, üvey kardeşine karşı "Blackfyre İsyanı"nı başlattı. Daemon, babasının kendisine kralların kılıcı Blackfyre'ı vermesini, kendisinin "Gerçek Varis" olduğunun kanıtı olarak sundu. Sonucunda ise öldürülmüştür.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Kutsanmış Baelor ve Tarihin Dindar Kralları</span><br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">İngiltere Kralı III. Henry</span><br />
Baelor’un King’s Landing’in silüetini değiştiren devasa Baelor Septi’ni inşa ettirmesi, tarihteki III. Henry’nin (1216-1272) Westminster Abbey tutkusuyla birebir örtüşür.<br />
İnanç İçin Hazineyi Boşaltmak: III. Henry, Westminster Abbey’i İngiltere’nin en görkemli dini merkezi yapmak için krallığın tüm kaynaklarını seferber etmişti. Baelor da benzer şekilde, halkın karnını doyurmak yerine devasa heykeller ve kristal camlı septler inşa ettirerek krallığın bütçesini "ruhani bir görkem" için harcamıştır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Ayin Bağımlılığı:</span> III. Henry o kadar dindardı ki, devlet işlerini görüşmesi gereken konsey toplantılarını yarıda kesip günde üç-dört kez ayine katılırdı. Baelor’un da Sept’e kapanıp günlerce dua etmesi, rasyonel yönetimi dini ritüellere feda eden bu kral tipiyle aynıdır.<br />
<br />
"<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Kral Değil Keşiş": Fransa Kralı VII. Louis</span><br />
<br />
Baelor’un dünyevi zevklerden, özellikle de cinsellikten tamamen kaçınması, onu Fransa’nın VII. Louis’si (1137-1180) ile eşleştirir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Evlilik ve Bekâret: VII</span>. Louis, eşi Eleanor d'Aquitaine tarafından "Bir kralla değil, bir keşişle evliymişim gibi hissediyorum" sözüyle eleştirilmişti. Baelor da kız kardeşi ve eşi olan Daena ile olan evliliğini hiçbir zaman tamamlamamış, hatta günaha girmemek için Daena ve diğer kız kardeşlerini "Bakire Kasrı"na (Maidenvault) hapsetmiştir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Çilekeşlik</span>: Her iki kral da ipek elbiseler yerine kaba kumaşları, ziyafetler yerine basit yemekleri tercih etmiştir. Baelor’un çıplak ayakla Dorne’a kadar yürümesi, VII. Louis’nin haçlı seferleri sırasında ve sonrasında sergilediği "günah çıkarma" odaklı çilekeş yaşam tarzının fantastik bir yansımasıdır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Barışçıl Mucizeler: </span>Günah Çıkartan Edward (Edward the Confessor)<br />
Baelor’un kılıç kuşanmayı reddeden pasifist tavrı ve "kutsal" olarak görülmesi, Norman Fethi’nden önceki son büyük Anglo-Sakson kralı olan Edward’a dayanır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Düşmanla Barış: </span>Baelor, ejderhaların ve orduların yapamadığını yapmış; çıplak ayakla Dorne’a yürüyerek kanlı savaşı barışla bitirmiştir. Günah Çıkartan Edward da askeri bir lider olmaktan ziyade, barışı sağlayan ve "dokunuşuyla şifa dağıtan" ruhani bir lider olarak görülürdü.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Yılan Çukuru ve Mucizeler: </span>Baelor’un kuzeni Aemon’u kurtarmak için zehirli yılanların arasına girmesi ve mucizevi bir şekilde ölmemesi; Edward’ın körleri iyileştirdiğine veya dokunuşuyla hastalıkları defettiğine dair halk efsaneleriyle aynı mantığa hizmet eder. İkisi de halkın gözünde "Tanrı tarafından seçilmiş" kutsal papaz krallardır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Deli Kral ve Cam Kral</span><br />
Westeros tarihini trajik bir iç savaşa sürükleyen II. Aerys Targaryen (Deli Kral) ile 14. yüzyıl Fransa'sının talihsiz hükümdarı VI. Charles (Cam Kral) arasındaki paralellik; tıp tarihinin ve monarşi krizlerinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Her iki kral da saltanatlarının başında umut vaat eden, karizmatik ve sevilen liderlerken, yaşadıkları ağır travmalar sonrası derin bir akıl sağlığı çöküşü yaşamışlardır. İşte bu iki hükümdar arasındaki dehşet verici benzerlikler:<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Görünmez Düşmanlar ve "Dokunulma" Korkusu</span><br />
Bu iki kralın deliliğinin en belirgin ortak noktası, çevrelerine duydukları aşırı güvensizlik ve fiziksel temas korkusudur.<br />
<br />
Cam Kral (VI. Charles): Charles, kendisinin camdan yapıldığına dair bir sanrıya kapılmıştı. En ufak bir temasın kendisini tuzla buz edeceğine inandığı için kıyafetlerinin içine demir çubuklar diktirir ve kimsenin yanına yaklaşmasına izin vermezdi.<br />
<br />
Deli Kral (Aerys): Duskendale İsyanı sırasında esir alınıp işkence gördükten sonra Aerys, kimsenin kendisine dokunmasına izin vermemeye başladı. Öyle ki, tırnaklarını kestirmeyi ve saçlarına dokunulmasını reddettiği için bir pençeyi andıran elleri ve dizlerine kadar uzanan kirli gümüş saçlarıyla tam bir canavar görünümüne büründü.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Sadık Dostlardan Gelen "İhanet" Paranoyası</span><br />
Her iki kral da en yakınındaki isimleri baş düşmanı olarak görmeye başlamıştır.<br />
Aerys ve Tywin: Aerys, bir zamanlar en yakın dostu ve Eli olan Tywin Lannister'ın kendisini devirmek ve yerine oğlu Rhaegar'ı geçirmek istediğine ikna olmuştu. Bu kıskançlık ve korku, krallığın en güçlü iki ismini birbirine düşürerek isyanın fitilini ateşledi.<br />
<br />
Charles ve Burgundy: VI. Charles da kriz anlarında kendi ailesini ve danışmanlarını tanıyamaz hale geliyor, onların kendisine komplo kurduğunu düşünerek sarayda kılıçla terör estiriyordu.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Ateş ve Kaosun Getirdiği Yıkım</span><br />
Her iki hükümdarın deliliği de krallıklarını idari bir felakete ve kanlı bir kaosa sürüklemiştir.<br />
Yıkım: Aerys düşmanlarını (ve hayali düşmanlarını) yakmak için çılgınateş takıntısı geliştirirken; VI. Charles'ın yönetemediği Fransa, İngiliz işgaline ve iç savaşa açık hale gelmiştir. Aerys'in "Hepsini yakın!" çığlığı ile Charles'ın kontrolsüz öfke nöbetleri, mutlak gücün akıl sağlığıyla birleşmediğinde nasıl bir yıkıma dönüştüğünün tarihsel ve kurgusal kanıtıdır.<br />
<img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Ana Seri Karakterleri ve Savaşları: </span>Bunların Tarihsel İzdüşümleri<br />
Martin’in ana serisindeki olayları hepimiz biliyoruz; peki bu olayların aslında tarihteki Güller Savaşı’ndan ilham alındığını söylesem? Güller Savaşı, 1455-1487 yılları arasında İngiltere tahtı için çarpışan iki rakip hanedan —Lancaster ve York— arasındaki kanlı iç savaşlar dizisidir. Bu noktada devam etmek için Güller Savaşı hakkında biraz bilgi edinmeniz gerekiyor. Öncelikle iki ana hanemiz var: Lancaster ve York. Lancaster hanesi adından da belli olacağı gibi Lannisterlardır; York hanesi ise Stark hanesidir. Peki, savaşa neden Güllerin Savaşı diyoruz? Çünkü Lancaster hanedanının arması kırmızı, York hanedanınınki ise beyaz güldür. Savaşın temel sebebine bakacak olursak III. Edward’ın çok fazla çocuğu olmasıdır; Lancaster ve York hanedanı bu kralın soyundan gelir. Yüzyıl Savaşları’nın kaybedilmesi ve baştaki zayıf kral yüzünden devlet zaten bir kaosun içindeydi. Saraydaki düzensizliği gören York Dükü Richard mevcut düzene baş kaldırmış ve savaşın fitilini ateşlemiştir.<br />
Şimdi karakterlere bakalım:<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Yorklu Richard vs. Eddard Stark</span><br />
Tarih: Krallığın en güçlü lorduydu. Kralın beceriksizliğine karşı "protektör" (koruyucu) olarak atandı. Dürüst ve onurlu bilinen bir liderdi ama rakipleri tarafından hain ilan edildi.<br />
Son: Tıpkı Ned Stark gibi kafası kesildi ve bir kale kapısına ibret olsun diye asıldı. Üzerine dalga geçmek için kağıttan bir taç koydular.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Anjoulu Margaret vs. Cersei Lannister</span><br />
<br />
Tarih: Kral VI. Henry’nin eşiydi. Kocası etkisiz olduğu için krallığı o yönetti. Son derece hırslı, zeki ve acımasızdı.<br />
<br />
Paralellik: Tek amacı oğlunun taht hakkını korumaktır. Yorkluları (Starkları) baş düşmanı olarak görür ve onları yok etmek için her türlü entrikayı çevirir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Warwick Kontu Richard Neville (The Kingmaker) vs. Tywin Lannister</span><br />
<br />
Tarih: İngiltere'nin en zengin ve en güçlü adamıydı. Kimin kral olacağına o karar verirdi (Önce IV. Edward'ı, sonra tekrar VI. Henry'yi tahta çıkardı).<br />
<br />
Paralellik: "Kral Yaratan" lakabıyla anılır. Krallığın gerçek gücü odur ve sadakati her zaman kendi hanesinin çıkarlarına göredir. Ayrıca bizim evrenimizde de "Kral Yaratan" lakabı ile anılan Criston Cole var.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">IV. Edward vs. Robert Baratheon</span><br />
Direkt olarak Robert diyemeyiz fakat çok benzeyen noktaları var, bu yüzden eklemek istedim.<br />
<br />
Tarih: Yorklu Richard’ın oğluydu. Genç, çok yakışıklı, devasa boyda ve yenilmez bir savaşçıydı. Lancasterları devirip tahtı aldı.<br />
<br />
Son: Saltanatının sonlarına doğru tıpkı Robert gibi kendini içkiye ve eğlenceye verdi, obezleşti ve erken yaşta öldü. Onun ölümü krallığı tekrar kaosa sürükledi.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">III. Richard vs. Stannis Baratheon / Tyrion Lannister</span><br />
Tarih: IV. Edward’ın kardeşiydi. Tıpkı Stannis gibi sadık ve iyi bir komutandı ama abisi ölünce yeğenlerini "gayrimeşru" ilan edip tahtı ele geçirdi. Ayrıca Tyrion’a benzer olarak tarihte "kambur" ve "çirkin" olarak karalanmıştır (Shakespeare sağ olsun).<br />
<br />
Paralellik: Stannis gibi "hukuki hak" üzerinden gider ama Tyrion gibi fiziksel kusurlarıyla ve zekasıyla ön yargılara maruz kalır.<br />
<br />
Stannis özelinde bir de İmparator Tiberius’tan bahsetmek isterim:<br />
Stannis ile en büyük benzerliği taşıyan isim budur.<br />
<br />
Karakter: Tiberius, Roma tarihinin en yetenekli generallerinden biriydi ama asla sevilmedi. Asık suratlı, soğuk, şaka yapmayan ve görev bilinciyle yaşayan bir adamdı.<br />
<br />
Diş Gıcırdatma ve Stres: Tarihi kayıtlarda Tiberius’un içsel öfkesini ve stresini dışarı vurduğu, sürekli gergin ve huzursuz bir yapıda olduğu anlatılır. Stannis’in her sinirlendiğinde duyulan o "gıcırdayan dişleri", Tiberius’un bu bastırılmış öfkesinin edebi bir yansımasıdır.<br />
<br />
Gölgede Kalmak: Tıpkı Stannis’in karizmatik abisi Robert’ın gölgesinde kalması gibi, Tiberius da efsanevi İmparator Augustus’un gölgesinde büyümüş ve hiçbir zaman onun kadar sevilmemiştir.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Robb Stark — IV. Edward ve V. Henry: </span>Savaş alanındaki yenilmezliği ile V. Henry’ye; ancak stratejik bir evlilik anlaşmasını bozup aşkı seçerek kendi sonunu hazırlamasıyla genç IV. Edward’a benzer.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Sansa Stark — Yorklu Elizabeth: </span>Şahsen tam olarak oturduğunu düşünmüyorum fakat benzer yönleri vardır. York ve Lancaster güllerini evlilik ile birleştirmiştir. Çalkantılı bir siyasi dönemde hayatta kalmayı başarmış ve sonunda kraliçe olmuştur.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Jaime Lannister — Gottfried von Berlichingen: </span>Tarihte "Demir Elli Gottfried" olarak bilinen ünlü bir Alman şövalyesidir. Savaşta elini kaybetmiş ve yerine demir bir protez yaptırmıştır.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Joffrey Baratheon ve Westminsterlı Edward</span><br />
Sadizm: Joffrey’nin işkence merakı, 13 yaşında "sadece kafa kesmekten" zevk aldığı rapor edilen Edward'dan gelir.<br />
Hırslı Anneler: Joffrey’nin Cersei'si varsa, Edward’ın da krallığı oğul aşkıyla ateşe veren annesi Anjoulu Margaret vardı.<br />
Şaibeli Soy: Joffrey gibi Edward’ın da kralın değil, kraliçenin bir aşığının oğlu olduğu dedikodusu tahtını hep sarstı.<br />
Erken Ölüm: Biri düğününde zehirlendi, diğeri 17 yaşında savaş meydanında öldürülerek (ayrıca serinin taslak hâlinde Joffrey de savaş meydanında ölüyordu) tiranlık hayallerine veda etti.<br />
<br />
fAegon ve Perkin Warbeck: Tarihin En Büyük "Sahte Varis" Benzerliği<br />
George R.R. Martin, Genç Griff (fAegon) karakterini kurgularken 15. yüzyıl İngiltere’sinin en gizemli figürü Perkin Warbeck’ten birebir ilham almıştır. İşte iki hikaye arasındaki sarsıcı benzerlikler:<br />
<br />
"Ölü" Sanılan Prensin Dönüşü: Tarihte, Londra Kulesi'nde öldürüldüğü sanılan Prensi Richard yıllar sonra "Perkin Warbeck" adıyla ortaya çıkmıştır. Westeros'ta ise, Dağ tarafından öldürüldüğü sanılan Aegon Targaryen yıllar sonra "Genç Griff" olarak geri dönmüştür.<br />
<br />
Aynı Kurtuluş Senaryosu: Warbeck, cellatların kendisine acıyıp yerine başka bir çocuğu öldürdüğünü iddia etmiştir. fAegon da Varys’in bebekleri değiştirdiğini ve kendisinin kaçırıldığını iddia etmektedir.<br />
<br />
Kusursuz Bir "Kral" Eğitimi: Warbeck, asil tavırlarıyla Avrupa krallarını gerçek prens olduğuna inandıracak kadar iyi eğitilmiştir. fAegon da Jon Connington tarafından "mükemmel hükümdar" olması için her alanda donanımlı yetiştirilmiştir.<br />
<br />
Dış Güçlerin Oyunu: Warbeck; Fransa ve İskoçya tarafından İngiltere tahtını karıştırmak için kullanılmıştır. fAegon ise Varys, Illyrio ve Altın Grup tarafından Westeros’u ele geçirmek için sahaya sürülmüştür.<br />
<br />
Gerçek mi, Sahte mi?: Tarih, Warbeck’in aslında bir köylü olduğunu kanıtlamış ve onu idam etmiştir. Westeros’ta ise en büyük soru işareti hala aynıdır: fAegon gerçek bir ejderha mı, yoksa tarihteki Warbeck gibi bir "sahte varis" mi?<br />
<img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <br />
Şimdi bu noktada hem karakter incelememize devam edeceğiz hem de iki küçük kuramdan bahsedeceğim. Kendim fark ettim fakat ikisine de kefil olamam, sonuçta Martin'in hikayesi çok başka bir yere evrildi artık.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Brienne of Tarth ve Jeanne d'Arc:</span> George R.R. Martin’in "şövalyelik" onurunu bir kadının omuzlarına yüklediği en güçlü tarihsel paralelliktir. Brienne sadece kılıç sallayan bir kadın değil, Jeanne d’Arc’ın 15. yüzyıldaki trajik ve asil ruhunun Westeros’taki yansımasıdır. İşte bu iki "Bakire Savaşçı" arasındaki benzerlikler:<br />
<br />
"Bakire" Unvanı (The Maid): Jeanne d'Arc tarihte "La Pucelle" (Bakire) olarak anılırdı; bu onun saflığını ve tanrısal görevine olan adanmışlığını simgeliyordu. Brienne de seride sürekli "Tarth Bakiresi" olarak anılır. Her iki karakter için de bu unvan, alay konusu edilse de aslında onların sarsılmaz onurunu temsil eder.<br />
<br />
Erkek Dünyasında Bir Zırh: Jeanne, Tanrı’dan aldığı emirle saçlarını kestirip erkek zırhı giyerek orduların başına geçti. Brienne de toplumun ona biçtiği "hanımefendi" rolünü reddederek zırh kuşanmış ve bir şövalye gibi yaşamayı seçmiştir. Her ikisi de dış görünüşleri nedeniyle toplum tarafından dışlanmış, ancak savaş meydanındaki yetenekleriyle saygı kazanmışlardır.<br />
<br />
Sadakat ve Trajik Kader: Jeanne, Kral VII. Charles’a olan sarsılmaz sadakatiyle bilinirdi ama sonunda siyasi oyunlarla ölüme terk edildi. Brienne de Renly Baratheon ve ardından Catelyn Stark’a olan bağlılığıyla bir dizi görevin peşinden sürüklenir.<br />
<br />
Fark ettiyseniz Jeanne, İngilizlere bağlı bir şövalye olarak savaşmıştır. Peki ölümü nasıl oldu? Jeanne 1430 yılında bir kuşatma sırasında Fransızlara esir düşmüştür; daha sonra para karşılığı İngilizlere satılmış ve yakılarak idam edilmiştir. Bu bizim Brienne için de bir benzerlik olabilir; belki Daenerys'e karşı savaşırken ejderha ateşi ile ölür.<br />
<br />
<span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Henry Tudor ve Kayıp Prens</span><br />
Henry hayatını İngiltere'den uzakta, Fransa'da geçirmiştir; bu noktada Daenerys ile de benzerlik kurabilirsiniz, kayıp bir prens olması açısından Jon Snow ile de. İlerleyen yıllarda Lancaster hanedanının erkek soyu tükenmesi üzerine tahtın en iddialı varisi olarak kalmıştır. Daha sonra ise denizaşırı topraklardan İngiltere'ye gelmiş, savaşmış ve sonucunda 30 yıllık savaşı bitirmiştir. Henry Tudor bir evlilik ile kırmızı ve beyaz gülü birleştirerek savaşı bitirmiştir (Tudor hanedanının arması kırmızı ve beyaz renktir). Bizim serimiz ile kıyaslayacak olursak; finalde buz ve ateşi birleştirebilecek bir kral veya kraliçe olacak olmasına dayandırabiliriz bunu. Bu kişi için ister Jon Snow deyin ister Daenerys Targaryen, ikisi ile de benzerlik taşıyor bence.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[George'un diğer eserlere yaptığı göndermeler]]></title>
			<link>https://sevenkingdoms.tr/showthread.php?tid=97</link>
			<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 08:48:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://sevenkingdoms.tr/member.php?action=profile&uid=9">Poyraz</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://sevenkingdoms.tr/showthread.php?tid=97</guid>
			<description><![CDATA[George R. R. Martin, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Buz ve Ateşin Şarkısı</span> serisinde farklı yazarlara ve eserlere pek çok ince gönderme yapar. Bunlardan bazıları oldukça dikkat çekicidir:<br />
<hr class="mycode_hr" />
Robert Jordan ve Zaman Çarkı<br />
Robert Jordan’ın (gerçek adı James Oliver Rigney Jr.) yazdığı Zaman Çarkı serisine yapılan göndermeler oldukça açıktır.<ul class="mycode_list"><li>Dorne’lu <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Jordayne Hanesi</span> bunun en net örneklerinden biridir.<ul class="mycode_list"><li>Hanenin başı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Trebor Jordayne</span>’dir. <br />
</li>
<li>“Trebor”, “Robert” isminin tersten yazılmış halidir. <br />
</li>
<li>“Jordayne” ise doğrudan “Jordan” soyadına bir referanstır. <br />
</li>
<li>Hanenin kalesi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tor</span> adını taşır; bu da serinin yayıncısı olan Tor Books’a bir göndermedir. <br />
</li>
</ul>
</li>
<li>Ayrıca A Feast for Crows’da geçen bir pasajda şöyle denir: <br />
</li>
</ul>
“Bir zamanlar Aliüstat Rigney, tarihin bir tekerlek olduğunu yazmıştı; çünkü insan tabiatı esas olarak değişmezdir, geçmişte olan tekrar olacaktır.”<br />
Bu söz, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zaman Çarkı</span>’nın temel fikrini yansıtır: zaman bir tekerlek gibi döner ve tarih kendini tekrar eder.<ul class="mycode_list"><li>Martin ayrıca “Jaime Lannister vs. Rand al’Thor” adlı kısa bir metin de yazmıştır. Bu hikâyede Jaime Lannister ile Rand al'Thor karşı karşıya gelir ve anlatım iki karakterin bakış açısından ilerler. Bu da Martin’in seriye ne kadar hâkim olduğunu gösterir. <br />
</li>
<li>Martin, Zaman Çarkı için “fantastik edebiyatın yeniden tanımlanmasını sağladı” diyerek hayranlığını da dile getirmiştir. <br />
</li>
</ul>
<hr class="mycode_hr" />
Tad Williams Etkisi<br />
Tad Williams’ın Memory, Sorrow and Thorn serisi, Martin’in en büyük ilham kaynaklarından biridir.<ul class="mycode_list"><li>Bu etkiyi seride açıkça görmek mümkündür:<ul class="mycode_list"><li>Renly’nin Acıköprü’deki ordusunda yer alan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Lord Willum</span>, “Williams” isminin bir anagramıdır. <br />
</li>
<li>Lordun oğulları <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elyas</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Josua</span>, doğrudan aynı isimli karakterlere göndermedir. <br />
</li>
</ul>
</li>
<li>Ayrıca Martin’in Stannis Baratheon ve Renly Baratheon karakterlerini yazarken bu seriden etkilendiği düşünülür.<br />
Konuyla ilgili detaylı bilgiye <a href="https://youtu.be/hZwX9fmA2xM?si=cvIge7sspwFbm0oQ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">The Wolf Pack kanalından </a>ulaşabilirsiniz.<br />
</li>
</ul>
<hr class="mycode_hr" />
Harry Potter Göndermesi<br />
Harry Potter serisine yapılan gönderme ise daha mizahi bir örnektir.<ul class="mycode_list"><li>A Feast for Crows (Brienne IV) bölümünde Brienne, Acıköprü turnuvasını hatırlarken şunları düşünür: <br />
</li>
</ul>
“Harry Sawyer’ı atla ezmiş ve Robin Potter’ın miğferini kırıp adama çirkin bir yara izi hediye etmişti.”<ul class="mycode_list"><li>Bu isimler açıkça <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Harry Potter</span> evrenine bir göndermedir. <br />
</li>
<li>Ayrıca Martin’in A Storm of Swords ile Hugo Ödülü’nü Harry Potter and the Goblet of Fire’a kaptırması, bu göndermeyi daha da anlamlı (ve biraz da iğneleyici) kılar.<br />
</li>
</ul>
Sizin de fark ettiğiniz göndermeler varsa bizimle paylaşabilirsiniz..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[George R. R. Martin, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Buz ve Ateşin Şarkısı</span> serisinde farklı yazarlara ve eserlere pek çok ince gönderme yapar. Bunlardan bazıları oldukça dikkat çekicidir:<br />
<hr class="mycode_hr" />
Robert Jordan ve Zaman Çarkı<br />
Robert Jordan’ın (gerçek adı James Oliver Rigney Jr.) yazdığı Zaman Çarkı serisine yapılan göndermeler oldukça açıktır.<ul class="mycode_list"><li>Dorne’lu <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Jordayne Hanesi</span> bunun en net örneklerinden biridir.<ul class="mycode_list"><li>Hanenin başı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Trebor Jordayne</span>’dir. <br />
</li>
<li>“Trebor”, “Robert” isminin tersten yazılmış halidir. <br />
</li>
<li>“Jordayne” ise doğrudan “Jordan” soyadına bir referanstır. <br />
</li>
<li>Hanenin kalesi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tor</span> adını taşır; bu da serinin yayıncısı olan Tor Books’a bir göndermedir. <br />
</li>
</ul>
</li>
<li>Ayrıca A Feast for Crows’da geçen bir pasajda şöyle denir: <br />
</li>
</ul>
“Bir zamanlar Aliüstat Rigney, tarihin bir tekerlek olduğunu yazmıştı; çünkü insan tabiatı esas olarak değişmezdir, geçmişte olan tekrar olacaktır.”<br />
Bu söz, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zaman Çarkı</span>’nın temel fikrini yansıtır: zaman bir tekerlek gibi döner ve tarih kendini tekrar eder.<ul class="mycode_list"><li>Martin ayrıca “Jaime Lannister vs. Rand al’Thor” adlı kısa bir metin de yazmıştır. Bu hikâyede Jaime Lannister ile Rand al'Thor karşı karşıya gelir ve anlatım iki karakterin bakış açısından ilerler. Bu da Martin’in seriye ne kadar hâkim olduğunu gösterir. <br />
</li>
<li>Martin, Zaman Çarkı için “fantastik edebiyatın yeniden tanımlanmasını sağladı” diyerek hayranlığını da dile getirmiştir. <br />
</li>
</ul>
<hr class="mycode_hr" />
Tad Williams Etkisi<br />
Tad Williams’ın Memory, Sorrow and Thorn serisi, Martin’in en büyük ilham kaynaklarından biridir.<ul class="mycode_list"><li>Bu etkiyi seride açıkça görmek mümkündür:<ul class="mycode_list"><li>Renly’nin Acıköprü’deki ordusunda yer alan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Lord Willum</span>, “Williams” isminin bir anagramıdır. <br />
</li>
<li>Lordun oğulları <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elyas</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Josua</span>, doğrudan aynı isimli karakterlere göndermedir. <br />
</li>
</ul>
</li>
<li>Ayrıca Martin’in Stannis Baratheon ve Renly Baratheon karakterlerini yazarken bu seriden etkilendiği düşünülür.<br />
Konuyla ilgili detaylı bilgiye <a href="https://youtu.be/hZwX9fmA2xM?si=cvIge7sspwFbm0oQ" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">The Wolf Pack kanalından </a>ulaşabilirsiniz.<br />
</li>
</ul>
<hr class="mycode_hr" />
Harry Potter Göndermesi<br />
Harry Potter serisine yapılan gönderme ise daha mizahi bir örnektir.<ul class="mycode_list"><li>A Feast for Crows (Brienne IV) bölümünde Brienne, Acıköprü turnuvasını hatırlarken şunları düşünür: <br />
</li>
</ul>
“Harry Sawyer’ı atla ezmiş ve Robin Potter’ın miğferini kırıp adama çirkin bir yara izi hediye etmişti.”<ul class="mycode_list"><li>Bu isimler açıkça <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Harry Potter</span> evrenine bir göndermedir. <br />
</li>
<li>Ayrıca Martin’in A Storm of Swords ile Hugo Ödülü’nü Harry Potter and the Goblet of Fire’a kaptırması, bu göndermeyi daha da anlamlı (ve biraz da iğneleyici) kılar.<br />
</li>
</ul>
Sizin de fark ettiğiniz göndermeler varsa bizimle paylaşabilirsiniz..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Westeros’un Gizli Kodları: Tarihsel ve Coğrafi Bir Analiz Rehberi]]></title>
			<link>https://sevenkingdoms.tr/showthread.php?tid=71</link>
			<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 19:01:30 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://sevenkingdoms.tr/member.php?action=profile&uid=115">Aenar Targaryen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://sevenkingdoms.tr/showthread.php?tid=71</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <br />
<div align="center"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #eeeeee;" class="mycode_color"><span style="font-family: GameOfThrones;" class="mycode_font">Westeros’un Gizli Kodları: Tarihsel ve Coğrafi Bir Analiz Rehberi</span></span></span></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Merhaba sevgili ASOIAF severler! Hepimiz GRRM’in hangi kitaplardan ilham aldığı veya hangi yazarlardan esinlendiği hakkında pek çok şey duymuşuzdur. Fakat gördüğüm kadarıyla Martin’in, tarihte yaşanmış olayları serisinde sık sık birer motif olarak kullanması okuyucular tarafından bazen gözden kaçırılıyor.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu noktada bendeniz; Martin’in evreninin coğrafyası, karakterleri ve yaşanan olayların tarihsel izdüşümleri üzerine bir araştırma yaptım. Bulduğum sonuçları burada sizlerle paylaşmaktan kıvanç duyuyorum. Huzurlarınızda Westeros’un gizli kodları!</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bölüm 1: Evrenin Dünyamızla Olan Coğrafi ve Yapısal Benzerlikleri</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bilinen dünya haritaları ile bizim dünyamızın haritaları karşılaştırıldığında, dikkatli gözler bazı çarpıcı benzerlikleri hemen yakalayacaktır. Bunlardan en bilineni kuşkusuz Westeros haritası ve Britanya Adası benzerliğidir. Burada basit bir esinlenmeden değil, coğrafyanın fantastik bir ayna ile yansıtılmasından söz ediyoruz.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Harita Kombinasyonu ve "Ters İrlanda" Hilesi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Westeros’un kuzey ve orta kısmı, Büyük Britanya Adası'nın ana hatlarını taşır. Fakat Martin, burada muhtemelen bir fark yaratmak (veya haritayı genişletmek) için İrlanda Adası'nı ters çevirip Britanya Adası'nın altına eklemiştir. Sonuç olarak o meşhur Westeros silüeti doğmuştur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">The Neck (Boğaz): Gerçek Britanya’da da İskoçya ve İngiltere’yi birbirine bağlayan dar ve bataklık bölgeler mevcuttur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ölçek İllüzyonu:</span> Martin bu benzerliği fantastik bir boyuta çıkarmıştır. Westeros’un yüzölçümü yaklaşık Güney Amerika kıtası kadardır. Britanya Adası'nda Londra’dan Edinburgh’a gitmek birkaç gün sürerken, Westeros’ta Kral Toprakları’ndan Kışyarı’na gitmek aylar sürer.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">2. İklim ve Kültürel Bölünme</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kuzey (The North) = İskoçya ve Kuzey İngiltere </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim olarak sert kışları, uçsuz bucaksız bozkırları ve aşılması güç ormanları vardır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kültürel Paralellik:</span> İskoçya ve Kuzey İngiltere. İnsanları daha kaba, dayanıklı ve geleneklerine bağlıdır. "Güneyliler" onları her zaman biraz "barbar" veya "yabancı" görür. Güneyin "saray oyunlarından" nefret ederler. Duvar'ın ötesi ise Roma'nın hiç fethedemediği en kuzeydeki Pikt topraklarını temsil eder.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Vadi (The Vale of Arryn) = Avusturya/İsviçre Alpleri ve Galler</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Sarp dağlar, geçit vermez zirveler ve korunaklı vadileri vardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Coğrafi olarak İsviçre Alpleri gibi geçilmezdir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Demir Adalar (Iron Islands) = Viking Krallıkları </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Kayalık, tarıma elverişsiz, fırtınalı ve kasvetli adalar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültürel Paralellik: 9. yüzyılın Viking kültürüdür. Tarımı zayıflık sayıp yağmacılıkla geçinmeleri doğrudan Vikinglerin "Sea-Kings" dönemidir. Kültürel olarak da dönemin Viking kültürünü temsil eder.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Batı Toprakları (The Westerlands) = Orta Çağ İngiltere’sinin Zengin Maden Bölgeleri</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Tepelik ve engebeli ama yeraltı kaynakları bakımından çok zengin.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültürel Paralellik: Lancaster ailesinin yönettiği zengin İngiliz bölgeleri ve maden yataklarıyla ünlü Galler Sınırına benzer. Lannisterların o bitmek bilmeyen altını, tarihteki zengin maden sahibi asilzadelerin ve bankerlerin (Medici gibi değil, daha çok toprak ağası zenginliği) birleşimidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nehir Toprakları (The Riverlands) = Orta Avrupa (Almanya ve Hollanda Ovaları)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Nehirlerle bölünmüş, bereketli ama savunması zor düzlükler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültürel Paralellik: Tarih boyunca her savaşta çiğnenen Almanya ve Belçika-Hollanda düzlükleridir. Sabit bir doğal sınırı (dağ veya deniz gibi) olmadığı için, tıpkı Avrupa'daki "Düşük Ülkeler" gibi her ordunun geçiş güzergahı olmuş ve en çok yıkımı burası görmüştür.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Menzil (The Reach) = Orta Çağ Fransası</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Güneşli, verimli, uçsuz bucaksız tarım arazileri ve çiçek bahçeleri.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültürel Paralellik: Şövalyeliğin, turnuvaların ve "saray aşkı" kavramının doğduğu Fransa. Westeros'un tahıl ambarı olmasıyla, Fransa'nın Orta Çağ'daki Avrupa'nın en kalabalık ve en zengin tarım ülkesi olması birebir aynıdır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fırtına Toprakları (The Storm Lands) = Almanya’nın Kara Ormanları ve Galler Kıyıları</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Sert rüzgarlar, aşırı yağış ve devasa ormanlar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültürel Paralellik: Kıyı şeridi Galler'in fırtınalı deniz kıyılarını (Pembrokeshire gibi) andırırken, iç kısımdaki "Yağmur Ormanı" benzeri yapılar Almanya'nın Kara Orman bölgesini ve oradaki savaşçı kültürü temsil eder. Baratheon ve bölge halklarının hırçın karakteri bu sert coğrafyanın ürünüdür.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dorne </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Çöller, kum tepeleri ve egzotik vahalara sahip tek bölge.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültürel Paralellik: Endülüs İspanyası. Rhoynarların gelişiyle (Müslümanların İber yarımadasına girişi gibi) kültürleri değişmiş, daha özgürlükçü ve farklı bir hukuk sistemine sahip olmuşlardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Britanya'daki tarihsel "Kuzey-Güney" ayrımı, Westeros'un temel çatışma noktasıdır:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bölüm 2: Tarihsel Yapılar ve İstila Dalgaları</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">1. Sur ve Hadrian Duvarı</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Westeros’un en ikonik yapısı olan Sur, ilhamını doğrudan Roma döneminde Britanya’ya yapılan Hadrian Duvarı’ndan almıştır. MS 122’de İmparator Hadrianus tarafından adanın kuzeyinde yaşayan "barbar" kabilelerden korunmak için yaptırılan bu duvar, yaklaşık 4-5 metre yüksekliğindeydi. Martin, bu tarihsel temele fantastik bir dokunuş ekleyerek onu 213 metre boyunda, tamamen buz ve büyüden oluşmuş devasa bir yapıya dönüştürmüştür.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">2. Yedi Krallık ve Anglo-Sakson "Heptarchy"</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">"Yedi Krallık" ismi rastgele seçilmemiştir. İngiliz tarihinde MS 5. ve 9. yüzyıllar arasında adanın yedi ana Anglo-Sakson krallığına bölündüğü döneme Heptarchy (Yedi Krallık Dönemi) denir. Martin’in siyasi yapısı doğrudan bu dönemin bir yansımasıdır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">3. İstila Paralellikleri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Westeros halklarının geliş sırası, Britanya tarihindeki göç dalgalarıyla birebir örtüşür:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İlk İnsanlar = Keltler: Adanın yerli halkıdır. Doğaya saygı duyarlar, mistik inanışları vardır ve istilacılar tarafından "vahşi" kabul edilirler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Andallar = Anglo-Saksonlar/Normanlar: Denizaşırı bir yerden gelip yerli halkı kuzeye sürdüler. Adaya kendi dillerini, dinlerini, ve yeni bir siyasi yapıyı getirdiler.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bölüm 3: Essos Kıtası ve Kadim Medeniyetler</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Essos kıtası; Martin’in dünyasında Avrasya'dan Uzak Asya'ya, Kuzey Afrika'ya varıncaya kadar çok büyük bir coğrafyayı temsil eden, Westeros’tan çok daha geniş, kadim ve kültürel olarak heterojen bir kara parçasıdır. Essos'tan bahsedeceğim bu başlık, Westeros’un feodal yapısından sıkılan okurlar için egzotik ve büyüleyici bir tarihsel yolculuk sunacaktır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İşte Essos’un dünyamızdaki iz düşümleri ve yapısal benzerlikleri:</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">1. Özgür Şehirler ve İtalyan Şehir Devletleri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Özgur şehirler Martin'in world building yeteneğinin zirve yaptığı yerlerden birisidir bence.Bu şehirler, tek bir merkezi krallık yerine kendi yasaları olan, ticaretle zenginleşen ve ordularını "paralı askerlerle" kuran yapısıyla doğrudan Orta Çağ ve Rönesans İtalyan Şehir Devletleri’nin bir yansımasıdır.Rönesans dönemi Akdeniz dünyasının zengin ve bağımsız şehir devletleri burada canlandırılmıştır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Braavos: Venedik ve Rodos</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Braavos, serideki en detaylı bildiğimiz şehirlerden birisidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Coğrafya (Venedik): Bir lagün üzerine kurulu olması, kanallarla ayrılmış yüzlerce adacıktan oluşması ve ana ulaşımın teknelerle sağlanması doğrudan Venedik'tir. Sisi ve rutubeti bile aynıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mimari (Rodos): Şehrin girişindeki devasa Braavos Titanı, antik dünyanın yedi harikasından biri olan Rodos Heykeli'ne bir selamdır. Gemilerin bacaklarının arasından geçmesi efsanesi her iki heykel için de ortaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ekonomi (Medici ve Bankacılık): Demir Banka , tarihteki meşhur Medici veya Fugger ailelerinin bankaları gibidir. Krallara borç verirler ve borç ödenmediğinde o kralı devirecek bir orduyu finanse ederler. "Demir Banka hakkını alır" mottosu, Rönesans Avrupa'sındaki ekonomik gücün siyasi güçten üstünlüğünü de temsil eder.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Askeri olarak da Venedik Tersanelerini temsil eder Braavos'un bir günde bir savaş gemisi inşa edebilme yeteneği, tarihteki ünlü Venedik Arsenali’nin seri üretim yeteneğiyle birebir aynıdır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Volantis: "Yeni" Roma (Konstantinopolis)</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Volantis, kendini Valyria'nın (Roma'nın) tek meşru mirasçısı olarak görür.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Siyaset (Roma Cumhuriyet Dönemi): Volantis’i yöneten üçlü konsey , her yıl seçimle başa gelir. Bu yapı, Roma Cumhuriyeti'ndeki Konsüller veya Triumvirlik sistemine çok benzer.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mimari (Theodosius Surları): Volantis'in "Siyah Duvarlar"ı , aşılması imkansız ve sadece safkanların girmesine izin verilen yapısıyla, Bizans İstanbul’u'nun (Konstantinopolis) o meşhur Theodosius Surları gibidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uzun Köprü: Rhoyne nehri üzerindeki bu köprü, üzerinde evlerin ve dükkanların olduğu yapısıyla İstanbul'a ihtişamı ve stratejik önemiyle Bizans'ın ihtişamlı yapılarına göndermedir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Lys, Myr ve Tyrosh: Akdeniz’in "Kavgacı Çocukları"</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu üç şehir sürekli birbirleriyle savaş halindedir ve tarihteki İtalyan şehir devletlerinin birbirine olan rekabetini temsil eder.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tyrosh (Fenikeliler): Tyrosh’un meşhur boyaları ve tekstil ürünleri, antik dünyada mor boyayı bulan Fenikeliler ve onların Sur (Tyre) şehridir. İsim benzerliği (Tyre - Tyrosh) tesadüf değildir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Myr (Venedik Camcılığı): Myr, mercekleri, cam işçiliği ve dantelleriyle ünlüdür. Bu, Orta Çağ’da cam ve lens teknolojisinin merkezi olan Venedik ve dantel üretimiyle ünlü Flaman şehirlerinin bir sentezidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Lys: Zevk bahçeleri ve egzotik yapısıyla, tarihteki lüks ve sefahat merkezi olarak bilinen Akdeniz adalarını (Kıbrıs veya Rodos'un bir dönemi gibi) temsil eder.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Pentos, Norvos ve Qohor: Ticaret ve Mistisizm</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pentos: Tipik bir liman kentidir; Cenova veya Marsilya gibi özgür ticaretin merkezi, soylu tüccarların yönetimindedir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Norvos ve Qohor: Bu şehirler denizden uzaktır, daha çok kara ticareti ve zanaatkarlıkla ilgilenirler. Qohor’un çelik işçiliği (Şam Çeliği referansı) ve Norvos’un dini yapısı, Orta Avrupa’daki dinsel ağırlıklı Arap yarim adasindaki şehirleri akla getiriyor</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Siyasi ve Askeri Sistem: Paralı Askerler </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Özgür Şehirlerin en büyük "benzerlik" noktası askeri sistemleridir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Westeros'ta soylu şövalyeler ve feodal sadakat vardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Özgür Şehirler'de paralı asker bölükleri (Altın Grup, İkinci Oğullar vb.) vardır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gerçek tarihte de 14. ve 15. yüzyıl İtalya'sında şehir devletleri birbirleriyle savaşırken kendi vatandaşları yerine Condottieri denilen paralı asker liderleriyle anlaşırlardı. Tıpkı kitaplarda Altın Grup’un bir şehirden diğerine kontrat değiştirmesi gibi, gerçek tarihte de bu paralı askerler en çok parayı verene hizmet ederdi.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Dothraki Denizi ve Bozkırın Efendileri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Essos’un kalbindeki bu devasa bozkır denizi, tarihimizin "atlı göçebe" devrini yansıtır:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültür: "Khal" unvanı doğrudan "Han" (Khan) kelimesinden gelir. Cengiz Han ve Atilla döneminin bozkır savaşçılarını temsil ederler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Vaes Dothrak: Göçebelerin kutsal ve silahsız şehri; Moğolların başkenti Karakurum veya Türklerin kutsal merkezi Ötüken ile büyük benzerlikler taşır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Valyria: Roma , Mısır ve Atlantis</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Valyria, serinin en ilgi çekici yerlerinden biridir. İnşa ettikleri yollar, siyasi yapısı gibi pek çok şeyi ile Roma İmparatorluğu’nu; bir günde volkanik patlamalarla yok olmalarıyla hem Pompeii faciasını hem de efsanevi Atlantis’in batışını simgeler. Ayrıca aile içi evlilik tarihteki Mısır hanedanlarının mavi kan takıntısından gelir. Meşhur "kara taşları" ise Roma betonuna yapılmış teknik bir referanstır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Doğu'nun Gizemi: Qarth ve Yi Ti</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Qarth (İpek Yolu Şehirleri): Bağdat, Palmira ve Semerkant gibi ticaretin düğüm noktası olan masalsı bir ticaret merkezidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Yi Ti (Antik Çin): "</span>Beş Kale" yapısıyla doğrudan Çin Seddi’ne gönderme yapan, Antik Çin ve kadim asya imparatorluklarini temsil eden devasa bir imparatorluktur. </span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yazı yeterince uzun oldu, şimdilik burada noktalıyorum. Eğer ilginizi çektiyse; hangi karakterin hangi tarihi figürden ilham alındığını ve savaşların gerçek tarihteki paralelliklerini (Güller Savaşı gibi) anlatacağım tarihle daha haşır neşir olacağımız ikinci bir part hazırlayabilirim.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Okuduğunuz için teşekkürler! <img src="https://imgur.com/XjPNFQj.png" alt="Gülümse" title="Gülümse" class="smilie smilie_1" /> <img src="https://imgur.com/XjPNFQj.png" alt="Gülümse" title="Gülümse" class="smilie smilie_1" /></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <br />
<div align="center"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #eeeeee;" class="mycode_color"><span style="font-family: GameOfThrones;" class="mycode_font">Westeros’un Gizli Kodları: Tarihsel ve Coğrafi Bir Analiz Rehberi</span></span></span></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Merhaba sevgili ASOIAF severler! Hepimiz GRRM’in hangi kitaplardan ilham aldığı veya hangi yazarlardan esinlendiği hakkında pek çok şey duymuşuzdur. Fakat gördüğüm kadarıyla Martin’in, tarihte yaşanmış olayları serisinde sık sık birer motif olarak kullanması okuyucular tarafından bazen gözden kaçırılıyor.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu noktada bendeniz; Martin’in evreninin coğrafyası, karakterleri ve yaşanan olayların tarihsel izdüşümleri üzerine bir araştırma yaptım. Bulduğum sonuçları burada sizlerle paylaşmaktan kıvanç duyuyorum. Huzurlarınızda Westeros’un gizli kodları!</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bölüm 1: Evrenin Dünyamızla Olan Coğrafi ve Yapısal Benzerlikleri</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bilinen dünya haritaları ile bizim dünyamızın haritaları karşılaştırıldığında, dikkatli gözler bazı çarpıcı benzerlikleri hemen yakalayacaktır. Bunlardan en bilineni kuşkusuz Westeros haritası ve Britanya Adası benzerliğidir. Burada basit bir esinlenmeden değil, coğrafyanın fantastik bir ayna ile yansıtılmasından söz ediyoruz.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Harita Kombinasyonu ve "Ters İrlanda" Hilesi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Westeros’un kuzey ve orta kısmı, Büyük Britanya Adası'nın ana hatlarını taşır. Fakat Martin, burada muhtemelen bir fark yaratmak (veya haritayı genişletmek) için İrlanda Adası'nı ters çevirip Britanya Adası'nın altına eklemiştir. Sonuç olarak o meşhur Westeros silüeti doğmuştur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">The Neck (Boğaz): Gerçek Britanya’da da İskoçya ve İngiltere’yi birbirine bağlayan dar ve bataklık bölgeler mevcuttur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ölçek İllüzyonu:</span> Martin bu benzerliği fantastik bir boyuta çıkarmıştır. Westeros’un yüzölçümü yaklaşık Güney Amerika kıtası kadardır. Britanya Adası'nda Londra’dan Edinburgh’a gitmek birkaç gün sürerken, Westeros’ta Kral Toprakları’ndan Kışyarı’na gitmek aylar sürer.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">2. İklim ve Kültürel Bölünme</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kuzey (The North) = İskoçya ve Kuzey İngiltere </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim olarak sert kışları, uçsuz bucaksız bozkırları ve aşılması güç ormanları vardır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kültürel Paralellik:</span> İskoçya ve Kuzey İngiltere. İnsanları daha kaba, dayanıklı ve geleneklerine bağlıdır. "Güneyliler" onları her zaman biraz "barbar" veya "yabancı" görür. Güneyin "saray oyunlarından" nefret ederler. Duvar'ın ötesi ise Roma'nın hiç fethedemediği en kuzeydeki Pikt topraklarını temsil eder.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Vadi (The Vale of Arryn) = Avusturya/İsviçre Alpleri ve Galler</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Sarp dağlar, geçit vermez zirveler ve korunaklı vadileri vardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Coğrafi olarak İsviçre Alpleri gibi geçilmezdir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Demir Adalar (Iron Islands) = Viking Krallıkları </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Kayalık, tarıma elverişsiz, fırtınalı ve kasvetli adalar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültürel Paralellik: 9. yüzyılın Viking kültürüdür. Tarımı zayıflık sayıp yağmacılıkla geçinmeleri doğrudan Vikinglerin "Sea-Kings" dönemidir. Kültürel olarak da dönemin Viking kültürünü temsil eder.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Batı Toprakları (The Westerlands) = Orta Çağ İngiltere’sinin Zengin Maden Bölgeleri</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Tepelik ve engebeli ama yeraltı kaynakları bakımından çok zengin.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültürel Paralellik: Lancaster ailesinin yönettiği zengin İngiliz bölgeleri ve maden yataklarıyla ünlü Galler Sınırına benzer. Lannisterların o bitmek bilmeyen altını, tarihteki zengin maden sahibi asilzadelerin ve bankerlerin (Medici gibi değil, daha çok toprak ağası zenginliği) birleşimidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nehir Toprakları (The Riverlands) = Orta Avrupa (Almanya ve Hollanda Ovaları)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Nehirlerle bölünmüş, bereketli ama savunması zor düzlükler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültürel Paralellik: Tarih boyunca her savaşta çiğnenen Almanya ve Belçika-Hollanda düzlükleridir. Sabit bir doğal sınırı (dağ veya deniz gibi) olmadığı için, tıpkı Avrupa'daki "Düşük Ülkeler" gibi her ordunun geçiş güzergahı olmuş ve en çok yıkımı burası görmüştür.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Menzil (The Reach) = Orta Çağ Fransası</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Güneşli, verimli, uçsuz bucaksız tarım arazileri ve çiçek bahçeleri.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültürel Paralellik: Şövalyeliğin, turnuvaların ve "saray aşkı" kavramının doğduğu Fransa. Westeros'un tahıl ambarı olmasıyla, Fransa'nın Orta Çağ'daki Avrupa'nın en kalabalık ve en zengin tarım ülkesi olması birebir aynıdır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fırtına Toprakları (The Storm Lands) = Almanya’nın Kara Ormanları ve Galler Kıyıları</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Sert rüzgarlar, aşırı yağış ve devasa ormanlar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültürel Paralellik: Kıyı şeridi Galler'in fırtınalı deniz kıyılarını (Pembrokeshire gibi) andırırken, iç kısımdaki "Yağmur Ormanı" benzeri yapılar Almanya'nın Kara Orman bölgesini ve oradaki savaşçı kültürü temsil eder. Baratheon ve bölge halklarının hırçın karakteri bu sert coğrafyanın ürünüdür.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dorne </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İklim: Çöller, kum tepeleri ve egzotik vahalara sahip tek bölge.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültürel Paralellik: Endülüs İspanyası. Rhoynarların gelişiyle (Müslümanların İber yarımadasına girişi gibi) kültürleri değişmiş, daha özgürlükçü ve farklı bir hukuk sistemine sahip olmuşlardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Britanya'daki tarihsel "Kuzey-Güney" ayrımı, Westeros'un temel çatışma noktasıdır:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bölüm 2: Tarihsel Yapılar ve İstila Dalgaları</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">1. Sur ve Hadrian Duvarı</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Westeros’un en ikonik yapısı olan Sur, ilhamını doğrudan Roma döneminde Britanya’ya yapılan Hadrian Duvarı’ndan almıştır. MS 122’de İmparator Hadrianus tarafından adanın kuzeyinde yaşayan "barbar" kabilelerden korunmak için yaptırılan bu duvar, yaklaşık 4-5 metre yüksekliğindeydi. Martin, bu tarihsel temele fantastik bir dokunuş ekleyerek onu 213 metre boyunda, tamamen buz ve büyüden oluşmuş devasa bir yapıya dönüştürmüştür.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">2. Yedi Krallık ve Anglo-Sakson "Heptarchy"</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">"Yedi Krallık" ismi rastgele seçilmemiştir. İngiliz tarihinde MS 5. ve 9. yüzyıllar arasında adanın yedi ana Anglo-Sakson krallığına bölündüğü döneme Heptarchy (Yedi Krallık Dönemi) denir. Martin’in siyasi yapısı doğrudan bu dönemin bir yansımasıdır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">3. İstila Paralellikleri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Westeros halklarının geliş sırası, Britanya tarihindeki göç dalgalarıyla birebir örtüşür:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İlk İnsanlar = Keltler: Adanın yerli halkıdır. Doğaya saygı duyarlar, mistik inanışları vardır ve istilacılar tarafından "vahşi" kabul edilirler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Andallar = Anglo-Saksonlar/Normanlar: Denizaşırı bir yerden gelip yerli halkı kuzeye sürdüler. Adaya kendi dillerini, dinlerini, ve yeni bir siyasi yapıyı getirdiler.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> <img src="https://imgur.com/KjQ8L8I.png" alt="Hisar" title="Hisar" class="smilie smilie_48" /> </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bölüm 3: Essos Kıtası ve Kadim Medeniyetler</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Essos kıtası; Martin’in dünyasında Avrasya'dan Uzak Asya'ya, Kuzey Afrika'ya varıncaya kadar çok büyük bir coğrafyayı temsil eden, Westeros’tan çok daha geniş, kadim ve kültürel olarak heterojen bir kara parçasıdır. Essos'tan bahsedeceğim bu başlık, Westeros’un feodal yapısından sıkılan okurlar için egzotik ve büyüleyici bir tarihsel yolculuk sunacaktır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İşte Essos’un dünyamızdaki iz düşümleri ve yapısal benzerlikleri:</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">1. Özgür Şehirler ve İtalyan Şehir Devletleri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Özgur şehirler Martin'in world building yeteneğinin zirve yaptığı yerlerden birisidir bence.Bu şehirler, tek bir merkezi krallık yerine kendi yasaları olan, ticaretle zenginleşen ve ordularını "paralı askerlerle" kuran yapısıyla doğrudan Orta Çağ ve Rönesans İtalyan Şehir Devletleri’nin bir yansımasıdır.Rönesans dönemi Akdeniz dünyasının zengin ve bağımsız şehir devletleri burada canlandırılmıştır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Braavos: Venedik ve Rodos</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Braavos, serideki en detaylı bildiğimiz şehirlerden birisidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Coğrafya (Venedik): Bir lagün üzerine kurulu olması, kanallarla ayrılmış yüzlerce adacıktan oluşması ve ana ulaşımın teknelerle sağlanması doğrudan Venedik'tir. Sisi ve rutubeti bile aynıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mimari (Rodos): Şehrin girişindeki devasa Braavos Titanı, antik dünyanın yedi harikasından biri olan Rodos Heykeli'ne bir selamdır. Gemilerin bacaklarının arasından geçmesi efsanesi her iki heykel için de ortaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ekonomi (Medici ve Bankacılık): Demir Banka , tarihteki meşhur Medici veya Fugger ailelerinin bankaları gibidir. Krallara borç verirler ve borç ödenmediğinde o kralı devirecek bir orduyu finanse ederler. "Demir Banka hakkını alır" mottosu, Rönesans Avrupa'sındaki ekonomik gücün siyasi güçten üstünlüğünü de temsil eder.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Askeri olarak da Venedik Tersanelerini temsil eder Braavos'un bir günde bir savaş gemisi inşa edebilme yeteneği, tarihteki ünlü Venedik Arsenali’nin seri üretim yeteneğiyle birebir aynıdır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Volantis: "Yeni" Roma (Konstantinopolis)</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Volantis, kendini Valyria'nın (Roma'nın) tek meşru mirasçısı olarak görür.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Siyaset (Roma Cumhuriyet Dönemi): Volantis’i yöneten üçlü konsey , her yıl seçimle başa gelir. Bu yapı, Roma Cumhuriyeti'ndeki Konsüller veya Triumvirlik sistemine çok benzer.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mimari (Theodosius Surları): Volantis'in "Siyah Duvarlar"ı , aşılması imkansız ve sadece safkanların girmesine izin verilen yapısıyla, Bizans İstanbul’u'nun (Konstantinopolis) o meşhur Theodosius Surları gibidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uzun Köprü: Rhoyne nehri üzerindeki bu köprü, üzerinde evlerin ve dükkanların olduğu yapısıyla İstanbul'a ihtişamı ve stratejik önemiyle Bizans'ın ihtişamlı yapılarına göndermedir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Lys, Myr ve Tyrosh: Akdeniz’in "Kavgacı Çocukları"</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu üç şehir sürekli birbirleriyle savaş halindedir ve tarihteki İtalyan şehir devletlerinin birbirine olan rekabetini temsil eder.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tyrosh (Fenikeliler): Tyrosh’un meşhur boyaları ve tekstil ürünleri, antik dünyada mor boyayı bulan Fenikeliler ve onların Sur (Tyre) şehridir. İsim benzerliği (Tyre - Tyrosh) tesadüf değildir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Myr (Venedik Camcılığı): Myr, mercekleri, cam işçiliği ve dantelleriyle ünlüdür. Bu, Orta Çağ’da cam ve lens teknolojisinin merkezi olan Venedik ve dantel üretimiyle ünlü Flaman şehirlerinin bir sentezidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Lys: Zevk bahçeleri ve egzotik yapısıyla, tarihteki lüks ve sefahat merkezi olarak bilinen Akdeniz adalarını (Kıbrıs veya Rodos'un bir dönemi gibi) temsil eder.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Pentos, Norvos ve Qohor: Ticaret ve Mistisizm</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pentos: Tipik bir liman kentidir; Cenova veya Marsilya gibi özgür ticaretin merkezi, soylu tüccarların yönetimindedir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Norvos ve Qohor: Bu şehirler denizden uzaktır, daha çok kara ticareti ve zanaatkarlıkla ilgilenirler. Qohor’un çelik işçiliği (Şam Çeliği referansı) ve Norvos’un dini yapısı, Orta Avrupa’daki dinsel ağırlıklı Arap yarim adasindaki şehirleri akla getiriyor</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Siyasi ve Askeri Sistem: Paralı Askerler </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Özgür Şehirlerin en büyük "benzerlik" noktası askeri sistemleridir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Westeros'ta soylu şövalyeler ve feodal sadakat vardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Özgür Şehirler'de paralı asker bölükleri (Altın Grup, İkinci Oğullar vb.) vardır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gerçek tarihte de 14. ve 15. yüzyıl İtalya'sında şehir devletleri birbirleriyle savaşırken kendi vatandaşları yerine Condottieri denilen paralı asker liderleriyle anlaşırlardı. Tıpkı kitaplarda Altın Grup’un bir şehirden diğerine kontrat değiştirmesi gibi, gerçek tarihte de bu paralı askerler en çok parayı verene hizmet ederdi.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Dothraki Denizi ve Bozkırın Efendileri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Essos’un kalbindeki bu devasa bozkır denizi, tarihimizin "atlı göçebe" devrini yansıtır:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kültür: "Khal" unvanı doğrudan "Han" (Khan) kelimesinden gelir. Cengiz Han ve Atilla döneminin bozkır savaşçılarını temsil ederler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Vaes Dothrak: Göçebelerin kutsal ve silahsız şehri; Moğolların başkenti Karakurum veya Türklerin kutsal merkezi Ötüken ile büyük benzerlikler taşır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Valyria: Roma , Mısır ve Atlantis</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Valyria, serinin en ilgi çekici yerlerinden biridir. İnşa ettikleri yollar, siyasi yapısı gibi pek çok şeyi ile Roma İmparatorluğu’nu; bir günde volkanik patlamalarla yok olmalarıyla hem Pompeii faciasını hem de efsanevi Atlantis’in batışını simgeler. Ayrıca aile içi evlilik tarihteki Mısır hanedanlarının mavi kan takıntısından gelir. Meşhur "kara taşları" ise Roma betonuna yapılmış teknik bir referanstır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Doğu'nun Gizemi: Qarth ve Yi Ti</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Qarth (İpek Yolu Şehirleri): Bağdat, Palmira ve Semerkant gibi ticaretin düğüm noktası olan masalsı bir ticaret merkezidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Yi Ti (Antik Çin): "</span>Beş Kale" yapısıyla doğrudan Çin Seddi’ne gönderme yapan, Antik Çin ve kadim asya imparatorluklarini temsil eden devasa bir imparatorluktur. </span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yazı yeterince uzun oldu, şimdilik burada noktalıyorum. Eğer ilginizi çektiyse; hangi karakterin hangi tarihi figürden ilham alındığını ve savaşların gerçek tarihteki paralelliklerini (Güller Savaşı gibi) anlatacağım tarihle daha haşır neşir olacağımız ikinci bir part hazırlayabilirim.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Okuduğunuz için teşekkürler! <img src="https://imgur.com/XjPNFQj.png" alt="Gülümse" title="Gülümse" class="smilie smilie_1" /> <img src="https://imgur.com/XjPNFQj.png" alt="Gülümse" title="Gülümse" class="smilie smilie_1" /></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ASOIAF Zaman Çizelgesi]]></title>
			<link>https://sevenkingdoms.tr/showthread.php?tid=10</link>
			<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 18:21:55 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://sevenkingdoms.tr/member.php?action=profile&uid=2">The Wolf Pack</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://sevenkingdoms.tr/showthread.php?tid=10</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Selamlar,</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Eski kapanan forumda da paylaşmıştım. Yıllar evvel asoiaf hayranlarının bir araya gelip, hazırladıkları bir zaman çizelgesi var. Burada öngörülen zaman aralıklarının %100 olmadığını, eldeki bilgilere göre imkan ölçüsünde gerçeğe yakın hesaplanmaya çalışıldığını ama bunu yaparken olaylar arasında geçen sürenin 2 mi 3 hafta mı tespit etmenin çok mümkün olmadığını belirtmem gerekiyor. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ama buradaki çizelge bize iyi kötü bir fikir vermek için faydalı.</span><br />
<br />
<br />
<a href="https://docs.google.com/spreadsheets/d/1ZsY3lcDDtTdBWp1Gx6mfkdtZT6-Gk0kdTGeSC_Dj7WM/edit?gid=8#gid=8" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Zaman Çizelgesi (Google doc dosyasıdır.)</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Selamlar,</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Eski kapanan forumda da paylaşmıştım. Yıllar evvel asoiaf hayranlarının bir araya gelip, hazırladıkları bir zaman çizelgesi var. Burada öngörülen zaman aralıklarının %100 olmadığını, eldeki bilgilere göre imkan ölçüsünde gerçeğe yakın hesaplanmaya çalışıldığını ama bunu yaparken olaylar arasında geçen sürenin 2 mi 3 hafta mı tespit etmenin çok mümkün olmadığını belirtmem gerekiyor. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ama buradaki çizelge bize iyi kötü bir fikir vermek için faydalı.</span><br />
<br />
<br />
<a href="https://docs.google.com/spreadsheets/d/1ZsY3lcDDtTdBWp1Gx6mfkdtZT6-Gk0kdTGeSC_Dj7WM/edit?gid=8#gid=8" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Zaman Çizelgesi (Google doc dosyasıdır.)</span></a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kargaların Ziyafeti Yayımlanmamış Taslakların Bölüm Yapıları]]></title>
			<link>https://sevenkingdoms.tr/showthread.php?tid=9</link>
			<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 18:19:46 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://sevenkingdoms.tr/member.php?action=profile&uid=2">The Wolf Pack</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://sevenkingdoms.tr/showthread.php?tid=9</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><a href="https://docs.google.com/spreadsheets/d/e/2PACX-1vSQJj1MMr--OsVmCUiIEyWV7jwoBDnFTbA5-1sVbDcZTjUYmKmmuN0ruPApPUEdo98EglqhiKHKRNYJ/pubhtml#" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Bu elektronik tablo</a>, George R.R. Martin'in Teksas A&amp;amp;M Üniversitesi Cushing Kütüphanesi'ndeki el yazmalarında bulunan Kargaların Ziyafeti adlı kitabının çeşitli yayımlanmamış taslaklarının bölüm yapılarını içerir. Reddit'ten Gstaff isimli üye tarafından oluşturulmuştur.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><a href="https://docs.google.com/spreadsheets/d/e/2PACX-1vSQJj1MMr--OsVmCUiIEyWV7jwoBDnFTbA5-1sVbDcZTjUYmKmmuN0ruPApPUEdo98EglqhiKHKRNYJ/pubhtml#" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Bu elektronik tablo</a>, George R.R. Martin'in Teksas A&amp;amp;M Üniversitesi Cushing Kütüphanesi'ndeki el yazmalarında bulunan Kargaların Ziyafeti adlı kitabının çeşitli yayımlanmamış taslaklarının bölüm yapılarını içerir. Reddit'ten Gstaff isimli üye tarafından oluşturulmuştur.</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>