Blackfyre iddasının meşruiyeti:

Ateş ve Kan | Targaryen Tarihini anlatan kitapların konuşulduğu yer.
Taha231 10 Yorum 1106 Okunma 0/5 - 0 oy
Konuyu Oyla:
#1
Not: Bu makeleyi ingilizce yazmıştım tekrar türkçe yazmaya üşendiğim için AI'ya çevirttim.

O dönemin tarihini okurken bir şey fark ettim: kitapta açıkça söylenmese de, Daemon Blackfyre taht üzerindeki iddiasını ve meşruiyetini babasından değil, annesinden alıyor.

Baelor the Blessed varissiz öldüğünde, Kral Aegon III’ün erkek soyu tükenmişti ve geriye yalnızca kızları kalmıştı. Bu noktada veraset konusunda belirsizlik ortaya çıktı. Her ne kadar Ejderhaların Dansı’ndan sonra erkeklerin önceliği kabul edilmiş olsa da, eğer kralın doğrudan soyu esas alınsaydı, en büyük kızın yeni varis olması gerekirdi. (Bazı lordların bu fikri savunduğu kitapta yazıyor.) Örneğin Lord Hoster Tully, daha küçük bir erkek kardeşi olmasına rağmen kızı Catelyn’i Riverrun’un yeni leydisi olarak yetiştiriyordu; çünkü veraset sıralamasında öndeydi ve Edmure doğana kadar varis olarak büyütüldü. Aynı mantığı izlersek, Kral Aegon III’ün en büyük kızı — aynı zamanda Daemon Blackfyre’ın annesi olan — Daena Targaryen’in kraliçe olması gerekirdi; çünkü doğrudan önceki kralın soyundan geliyordu. Ancak böyle olmadı. Aegon III’ün kardeşi Viserys taç giydi ve taht onun soyundan devam etti.

Kral Aegon III’ün üç kızı vardı. En büyüğü hiç evlenmedi ve meşru çocuğu olmadı. Ortanca kız Rhaena, Yediler İnancı’na katılarak septa oldu. En küçük kız Elaena Targaryen ise üç kez evlendi ve aralarında gayrimeşru olanlar da dahil birçok çocuk doğurdu; fakat bu çocuklar Plumm veya Penrose gibi hanelere bağlı olduklarından, veraset açısından pek önemli sayılmazlardı.

Daemon Blackfyre, Prenses Daena ile Kral Aegon IV’ün gayrimeşru oğluydu. Bir prens gibi yetiştirildi, ancak bu onun bir piç olduğu ve taht üzerinde hakkı bulunmadığı gerçeğini değiştirmiyordu — ta ki Kral Aegon IV ölmeden önce tüm çocuklarını meşrulaştırana kadar.

Bu hareket Blackfyre davasına meşruiyet kazandırdı, ancak insanların yanlış anladığı nokta şu: Daemon Blackfyre’ın taht iddiası babasından gelmez. Meşrulaştırıldıktan sonra bile ağabeyi Daeron ondan büyüktü ve eğer baba soyu esas alınırsa, veraset sıralamasında Daeron daha üsttedir.

Onun asıl meşruiyeti annesinden — daha doğrusu büyükbabasından — gelir; çünkü Daemon Blackfyre, Kral Aegon III’ün yaşayan en büyük erkek torunudur, oysa Kral Daeron II bu soydan gelmez.

Daemon Blackfyre’ı zihnimde canlandırdığımda, onu Baelor Breakspear gibi biri olarak düşünüyorum; çünkü neredeyse her açıdan karizmanın zirvesi olarak tasvir edilir. Olağanüstü bir destek toplamıştır ve bunun bir sebebi olmalı. Eğer kötü bir insan olsaydı, Eustace Osgrey gibi onurlu şövalyeler meşruiyet iddiasına bakmaksızın onu desteklemezdi. Dönemin neredeyse tüm ünlü ve büyük şövalyeleri Daemon’u destekledi ve ölümünden sonra bile yıllarca onun soyundan gelenler için savaştılar. Onun yarattığı bu büyük sadakat, yalnızca meşruiyet iddiasıyla açıklanamaz.

Bana kalırsa Daemon Blackfyre’ın en büyük talihsizliği, rakip olarak Daeron II gibi bilge ve iyi bir kralı seçmiş olmasıydı; eğer karşısında Aerys II gibi bir deli olsaydı, isyanı kesinlikle kazanırdı.

Her neyse, sanırım biraz fazla uzattım. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
İnsan bir like falan atar, o kadar mesaimiz var.
  Cevapla
#2
Daemon’un Aegon III’ün en büyük erkek torunu olması kağıt üzerinde güçlü görünse de, 101 Büyük Konseyi’nden beri süregelen "tahtın kadın kanı üzerinden geçemeyeceği" kuralı bu iddiayı hukuken sakat bırakır. Eğer Daemon’un annesi Prenses Daena’nın hakkı geçerli olsaydı, amcası Viserys II hiçbir zaman kral olmazdı ancak o dönemde bile Daena’nın hakları es geçilmiş ve veraset erkek soyu üzerinden devam etti. Dolayısıyla Daemon, babası Aegon IV tarafından meşrulaştırılmış bir piç olmanın ötesinde, annesi üzerinden yasal bir hak iddia edecek hukuki zemine sahip değildir.
Onun etrafında toplanan o muazzam sadakat ve "karizma zirvesi" imajı, aslında dönemin sosyo politik huzursuzluklarının bir yansımasıdır. Daeron II, kılıç sallayan bir şövalyeden ziyade krallığı kitaplarla ve diplomasiyle yöneten, Dorne’u barışçıl yollarla diyara katan bir kraldı. Bu durum, yüzyıllardır Dornelularla savaşan Menzil ve Fırtına Toprakları’ndaki "eski kafalı" şövalyeleri rahatsız etti. Eustace Osgrey gibi isimlerin Daemon’u desteklemesinin ardında yatan asıl neden sadece Daemon’un onuru değil, Daeron’un sarayındaki Dornelu nüfuzuna duydukları nefretti ve toprakta veriyordu tamamen saygıdan olduğunu düşünmüyorum. Daemon, bu askeri aristokrasi için bir idealden ziyade, eski savaşçı düzeni geri getirecek bir "araç" haline geldi.
Ayrıca Daemon’un bu isyana kendi hür iradesiyle mi, yoksa çevresindeki hırslı isimlerin manipülasyonuyla mı kalkıştığı büyük bir tartışma konusu..
“A thousand eyes and one”
Ağlıyorum
  Cevapla
#3
Annesi üzerinden olan hak iddiası tahtta Daeron'dan fazla hak iddia etmesine yeterli olsaydı, Daeron'a falseborn iftirası atmalarına gerek kalmazdı diye düşünüyorum.
  Cevapla
#4
(23-03-2026, 09:43 PM) HIZIRBEY yazdı: Annesi üzerinden olan hak iddiası tahtta Daeron'dan fazla hak iddia etmesine yeterli olsaydı, Daeron'a falseborn iftirası atmalarına gerek kalmazdı diye düşünüyorum.


Daeron'a Falseborn demesi iddiasını pekiştiren bir başka unsur.
İnsan bir like falan atar, o kadar mesaimiz var.
  Cevapla
#5
daeron 2 targ tipik yöneticilerinden ziyade daha bilge ve akıllı bir yönetim izlemeyi tercih ediyor bu açıdanda westerosun çoğunluğunda daeron 2 daha büyük bir onaylama haline geliyor.baelor maekar gibi oğulların olması da krallık açısından onun güvenini sağlıyor.gelelim osgrey meselesine.daeron 2 bilge ve akıllıca hamleler yaparak dorne barış ile aldı yıllarca dorne ile savaşan hudut lordlarını ve menzili bu rahatsız ediyordudaemon bf karizmatik bir adam olması doğruya doğru ama aegon 4 den gelen bir bf isyanı olduğu için artık diyarın barışa ihtiyacı vardı ve bu barışa da ancak bilge bir lider verebilirdi bunu da daeron 2 den başkası veremezdi.hem martellerdem myriah martell ile evlendi hemde dorne savaş olmadan yedi krallığa kattı
  Cevapla
#6
Bloodraven bence çok iyi açıklamış durumu. Diğer arkadaşlar da doğru kısımlara parmak basmış. Üstüne söylenecek fazla bir şey yok bence. Genel olarak Daemon’ın iddiası en başta ölü doğan, başarısızlığa mahkum bir davaydı. Tabii gerçekten de 2. Aerys gibi bir tahtta otursa şansı yüksek olurdu ama yoktu.
[Resim: bna71Du.png]

"When the snows fall and the white winds blow, the lone wolf dies, but the pack survives."
  Cevapla
#7
Demir Tahtın verasetiyle derebeyliklerin miras yasasının farklı olduğunu biliyoruz ama. 101 Konseyi ve Dansın ardından kadın verasetinin Demir Taht özelinde geriye atıldığı bir durumda var. Eğer örnek verdiğin gibi Andal Yasaları uygulansaydı Rhaenys kraliçe olurdu ve konsey toplanmazdı. Bu durumda Daena'nın taht hakkı yaşayan son kralın en yakın akrabası olduğu için Viserys'ten üstün olsa da kadın veraseti geriye atılmıştı. Dans sırasında Jaehaera son hükümdarın tek varisiydi ama onun yerine kuzeni Aegon kral oldu. Benzer durumlar. 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"Fire and Blood"
Targaryen
Targaryen
  Cevapla
#8
(23-03-2026, 09:26 PM) Taha231 yazdı: Not: Bu makeleyi ingilizce yazmıştım tekrar türkçe yazmaya üşendiğim için AI'ya çevirttim.

O dönemin tarihini okurken bir şey fark ettim: kitapta açıkça söylenmese de, Daemon Blackfyre taht üzerindeki iddiasını ve meşruiyetini babasından değil, annesinden alıyor.

Baelor the Blessed varissiz öldüğünde, Kral Aegon III’ün erkek soyu tükenmişti ve geriye yalnızca kızları kalmıştı. Bu noktada veraset konusunda belirsizlik ortaya çıktı. Her ne kadar Ejderhaların Dansı’ndan sonra erkeklerin önceliği kabul edilmiş olsa da, eğer kralın doğrudan soyu esas alınsaydı, en büyük kızın yeni varis olması gerekirdi. (Bazı lordların bu fikri savunduğu kitapta yazıyor.) Örneğin Lord Hoster Tully, daha küçük bir erkek kardeşi olmasına rağmen kızı Catelyn’i Riverrun’un yeni leydisi olarak yetiştiriyordu; çünkü veraset sıralamasında öndeydi ve Edmure doğana kadar varis olarak büyütüldü. Aynı mantığı izlersek, Kral Aegon III’ün en büyük kızı — aynı zamanda Daemon Blackfyre’ın annesi olan — Daena Targaryen’in kraliçe olması gerekirdi; çünkü doğrudan önceki kralın soyundan geliyordu. Ancak böyle olmadı. Aegon III’ün kardeşi Viserys taç giydi ve taht onun soyundan devam etti.

Kral Aegon III’ün üç kızı vardı. En büyüğü hiç evlenmedi ve meşru çocuğu olmadı. Ortanca kız Rhaena, Yediler İnancı’na katılarak septa oldu. En küçük kız Elaena Targaryen ise üç kez evlendi ve aralarında gayrimeşru olanlar da dahil birçok çocuk doğurdu; fakat bu çocuklar Plumm veya Penrose gibi hanelere bağlı olduklarından, veraset açısından pek önemli sayılmazlardı.

Daemon Blackfyre, Prenses Daena ile Kral Aegon IV’ün gayrimeşru oğluydu. Bir prens gibi yetiştirildi, ancak bu onun bir piç olduğu ve taht üzerinde hakkı bulunmadığı gerçeğini değiştirmiyordu ta ki Kral Aegon IV ölmeden önce tüm çocuklarını meşrulaştırana kadar.

Bu hareket Blackfyre davasına meşruiyet kazandırdı, ancak insanların yanlış anladığı nokta şu: Daemon Blackfyre’ın taht iddiası babasından gelmez. Meşrulaştırıldıktan sonra bile ağabeyi Daeron ondan büyüktü ve eğer baba soyu esas alınırsa, veraset sıralamasında Daeron daha üsttedir.

Onun asıl meşruiyeti annesinden — daha doğrusu büyükbabasından — gelir; çünkü Daemon Blackfyre, Kral Aegon III’ün yaşayan en büyük erkek torunudur, oysa Kral Daeron II bu soydan gelmez.

Daemon Blackfyre’ı zihnimde canlandırdığımda, onu Baelor Breakspear gibi biri olarak düşünüyorum; çünkü neredeyse her açıdan karizmanın zirvesi olarak tasvir edilir. Olağanüstü bir destek toplamıştır ve bunun bir sebebi olmalı. Eğer kötü bir insan olsaydı, Eustace Osgrey gibi onurlu şövalyeler meşruiyet iddiasına bakmaksızın onu desteklemezdi. Dönemin neredeyse tüm ünlü ve büyük şövalyeleri Daemon’u destekledi ve ölümünden sonra bile yıllarca onun soyundan gelenler için savaştılar. Onun yarattığı bu büyük sadakat, yalnızca meşruiyet iddiasıyla açıklanamaz.

Bana kalırsa Daemon Blackfyre’ın en büyük talihsizliği, rakip olarak Daeron II gibi bilge ve iyi bir kralı seçmiş olmasıydı; eğer karşısında Aerys II gibi bir deli olsaydı, isyanı kesinlikle kazanırdı.

Her neyse, sanırım biraz fazla uzattım. Okuduğunuz için teşekkür ederim.


Benim okuduğumdan anladığım ve inandığıma göre, Daemon’un isyanı, Ejderhaların Dansı’nın aksine bir meşrutiyet isyanı değil. Robert’ın isyanına daha çok benzer. Daemon, tahtın veraset sırasına ilk başta 184 yılında giriyor. İsyan ise 195-196 yılları arasında patlak veriyor. Arada bir düzine yıl var. Tabii, Daemon’un ejderha kanı taşıması ve safkan Targaryen görünümü, isyanın geldiği noktaya gelmesinde büyük önem taşır. Lakin Daemon’un isyanının patlak verdiği nokta; şövalyeliği, yakışıklılığı, onurluluğu ve kralların kılıcını taşıyan Daemon’un, iki yüzyıl boyunca krallığın baş düşmanı Dornelulara tanınan imtiyazlar, konsey koltukları, evlilikler ve kapitülasyonlar sonucu Westeros alt soyluları ve şövalyeleri tarafından kurtarıcı prens olarak seçilmesi; Daemon’un yanındaki dostları ve mentörü Fireball tarafından isyana teşvik edilmesi ve Daemon henüz isyan etmemişken Daeron tarafından Kral Muhafızları aracılığıyla esir alınmaya çalışılması olmuştur. Daemon’un tarafı burada bir nevi savunan taraf; CK3 oynayanlar bilir, vasalınızı esir alamadığınızda size isyan eder, Daeron tarafından kendisine kale ve arazi tahsis edilmiş Daemon’unkisi de o hesap. Daemon’un kız kardeşi Daenerys’in, Daeron tarafından Dorne prensiyle evlendirildiği için isyan ettiği meselesi de kolpa mesela. 187 yılında meydana gelen, isyandan 9 sene önce bir evlilik...

Veraset konusuna gelince; ASOIAF kitaplarında ve evren kitabı olan TWOIAF kitabında, gerçek olduğu kesin ve belli dahi olsa çoğu unsur “rumor”, yani söylenti olarak geçer. Bu, GRRM’ın yazı stili ve işleri hep ucu açık olarak bırakmasıyla ilgilidir ve o söylentilerin gerçeğin karşılığı olduğunu değiştirmez. Aynı tasviri, adının ikincisi Daeron’un, Aemon Ejderhaşövalyesi’nin gayrimeşru oğlu olduğu hususunda görürüz.

“Sör Morgil, Kraliçe Naerys Targaryen’e iftira atması ve erkek kardeşi Ejderha Şövalyesi Prens Aemon tarafından düelloda öldürülmesiyle ünlüdür. Büyük Üstat Kaeth’in Dört Kralın Hayatı’na göre, bu suçlamalar, o sırada oğlu ve varisi Prens Daeron ile kavga eden Aegon IV’ün kendisi tarafından ortaya atılmıştır.”

Ek olarak George R. R. Martin konu hakkında bir forumda 27 yıl önce:

“Well, the singers embroider everything, but there was a Ser Morgil and he did accuse Naerys of various things... probably adultery and treason with Aemon, but I haven't nailed all that down yet...”

demiş ve görünüşe göre hâlâ evrenin bu pasajına netlik getirememiştir.

Kanımca tekrar söylüyorum, George R. R. Martin olayları ucu açık bırakmayı seven bir yazar; bunu birçok örnekte görürsünüz. Harwin Strong’un, Rhaenyra’nın oğullarının biyolojik babası olması bile evrende ucu açık bırakılmış ve “rumored” olarak yazılmıştır. GRRM bunu bilerek yapıyor; lakin kafasında kuruyor, oraya “rumor” yazıyorsa o şey doğru demektir hacı.

Yani Aemon’un piç olduğunu düşünmekteyim; Daemon’un da meşrulaştırılmış olduğunu göz önünde bulundurursak... hem veraset hem de cesaret olarak gerçek kral: Kılıcı kuşanan Daemon Blackfyre!
BrackenBeneath the gold, The bittersteel!
  Cevapla
#9
İsyan haklı sebepleri olmasa Westerosta destek bulamazdı. Adam safkan Valyrian ayrıca liderlik, karizma, zeka, fiziksel güç adamda ne ararsan var. Daha ne olsun?
  Cevapla
#10
daemon öldükten yıllar sonra bile hem smallfolk hem de soylular tarafından unutlmadı. insanlar onu seviyordu, ama ikinci isyanda karşımıza çıkan cocksahw ve peake hane mensupları pek de sevilecek bi taraftar kitlesi olmadığını gösterdi. enteresan olan fandom'un büyük çoğunluğunun nefret ettiği bracken'lar da daemon yanlısıydı. bugüne kadar serinin bütününde bu evrende semapti beslenecek bir bracken'a rastlamadık, ya da böyle bir vracken yazmayı martin tercih etmedi. yani martin'in kılavuzluğunda aslında ''daemon iyiydi de çevresi kötüydü'' diyebiliyoruz.
  Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konu Yazar Cevaplar Görüntüleme Son Mesaj
GRRM 2 Blackfyre’lar isyanı kazanabilir miydi? Taha231 3 404 25-03-2026, 09:06 PM
Son Mesaj: 👑 The Wolf Pack

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi