07-04-2026, 10:18 AM
Alıntı:Dorne Kolunun kırılması ve tabii Bataklık'ı oluşturan olaylar, Ormanın Çocuklarının bizzat uyguladığı büyüden kaynaklı; bu bilinir, yoruma çok dayaklı bir şey değil. Niyetleri İlk İnsanların gelmesini engellemekti; Bataklıkta da kuzey ile Güneyi ayırmak istemişlerdi (ama başarısız oldular).Bu bize doğrudan veriliyor ve ima ediliyor ancak iki ufak soru var bu noktada soracağım.
İlk olarak bunun neden sadece Westeros ile alakalı olduğunu düşünüyoruz? Örneğin Essos'un kuzey doğusundaki "bin adalar" ve Nefer için de benzeri bir değerlendirme yapamaz mıyız? Ya da betimlenişi itibariyle sürekli olarak Valyria'yı andıran, felaketlerin bu evrendeki merkezi olarak da değerlendirilebilecek Asshai. Bunlar da benzeri bir felaket sonucu serideki güncel hallerine geldiyse bu büyüyü sadece Ormanın Çocukları'na atfedebilir miyiz?
Ayrıca neden Dorne Kolu kırıldı da Boğaz parçalanmadı? Tam olarak ne yaşandığını bilmiyoruz ama yaşanan şeyin yalnızca Ormanın Çocukları'nın gerçekleştirdiği fikri bana çok mümkün gelmiyor. Bu felaketler Ateş ve Buz Dünyası'nın her yerinde var. Hem dürüst olmak gerekirse Boğaz'ı parçalamak çok da mantıklı bir kurtuluş yolu gibi gözükmüyor, İlk İnsanlar (muhtemelen Büyük Şafak İmparatorluğu'ndan) kaçıp geldiğinde göre isterlerse Boğaz'ı aşamayacaklar mıydı?
İkincil soru olarak daha tamamlayıcı bir sonuca çıkaracak bir soru sormak istiyorum. Büyünün Ormanın Çocukları'ndan geldiğini varsayarsak bile... Nasıl gerçekleştiğini bilmiyoruz. Dorne Kolu'nu kıran şeyin ne olduğunu ya da Boğaz'ı devasa bir bataklığa çeviren şeyin ne olduğunu da. Evrende bu kadar bariz ve ilk kitaplarda bu kadar ön planlardaki göksel inanışları esgeçmemek lazım düşüncesindeyim. Daenerys'in hizmetçileri bir zamanlar gökte iki ay olduğunu ve ejderhaların o aylardan birinden geldiğini söylüyorlardı, ikinci kitabın başı devasa bir kuyruklu yıldız belirdiğini ve Old Nan'ın bunu doğrudan ejderhaların dönüşüyle bağdaştırdığını da unutmamak gerek.
Bahsi geçen sahnede Dany'nin hizmetçisi Lysli. Yine aynı şekilde doğu mitlerinde Uzun Gece'nin başlama sebebi olarak Kantaşı İmparatoru'nun "sapkınlıklarından" bahsedildiğini anımsıyorum, bahsedilen sapkınlıkların merkezinde de hatırladığım kadarıyla gökten düşen kara bir taşa tapması vardı. Yine Qarthlılar beliren kuyruklu yıldız üzerinden ikinci bir "ay" hakkında konuşuyordu. Ayrıca yine yanlış hatırlamıyorsam Demirdoğumlular'ın atası olan Gri Kral mitinin de benzer bir noktası vardı, "tüm adaları yutacak tufanlar yaratan" bir fırtına tanrısı/deniz ejderhası, bu yine bana meteorları ve oluşturduğu tufanları anımsatıyor. Bir de kitaplardan birinde bir üstadın o dünyadaki mevsimler için bir zamanlar normal olduğu fakat bir şekilde bozulduğuyla ilgili "doğrudan kanıtı olmayan" ve "spekülatif" bulunabilecek bir fikri vardı. Dediğim gibi, dediğime yoğrulabilecek çok fazla işaret var o yüzden ben o büyünün doğrudan Ormanın Çocukları ile ilgili olmadığına ya da en azından "sadece" onlarla ilgili olmadığına inanıyorum.
Alıntı:İlk Uzun Gece'yi sonlandıran şey tam olarak neydi, aslında bilgimiz NET DEĞİL. Essos'ta başta AA olmak üzere birden fazla "sebep" öne sürülüyor. Misal falan kişiler şarkı söylemiş, o sebeple Uzun Gece sona ermiş gibi... Bana göre AA, Essos'ta buz tarafına karşı savaş veren kişilerin lideri... Westeros'a geçtiğimizde ise Uzun Gece'yi sonlandıran şey Gece Nöbeti ve İlk İnsanların birlikte savaşıp, onları uzak kuzeye göndermesi... Bununla ilgili bir şarkı bile var kuzeyde. Tabii Çocuklar da yardım etmiş ki onları yardıma ikna eden de arayıp bulan Son Kahraman.
Bu noktada yine biraz anlatının dışına çıkarak ben AA olayının bir kahramanı değil bir olayı sembolize ettiğine inanma eğilimindeyim. AA = Güneşin kendisi, LB = Güneşten kopan parça, Nissa Nissa = Parçalanan (kurban edilen) ay, dediğim gibi Martin kelimelerle oynamayı seviyor ve "anne" anlamına gelen Mysha kelimesinin alegorisi olabilecek Nissa Nissa potansiyel olarak parçalanan ve "ejderhaları doğuran" ay için köken olarak cuk oturan bir tercih, özellikle Mysha Ejderhaları dünyaya yeniden getiren Dany'ye söyleniyorken.
Alıntı:Buz, Valyria'dan getirilmedi ki... yani ilk orjinal olanı. Bu ellerinde olan getirildi 400 sene önce çünkü kendi kılıçları kayboldu, nasıl ve ne zaman muamma... Son 300-400 senedeki Starkların da geçmişte olan bitenleri hatırlamadığı bariz, kimse hatırlamıyor. Ned Stark için Ötekiler masaldan başka bir şey değildi.
Buz'un Valyria'dan getirilmediğine katılıyorum zaten ama serinin ilk bölümlerindeki böyle "çelişkili" bir sahne boşuna yazılmaz düşüncesindeyim. Belki dediğim gibi Dawn asıl Buz ise takribi olarak 400 - 500 yıl önce Daynelere verilmesi hemen hemen Valyria'nın Kıyameti ile aynı dönemlere denk gelmez mi? Dediğim gibi bu bir kuram değil, sadece Buz'un bir anda ortadan kaybolması ve kimsenin hiçbir şey düşünmemesi bunla ilgili bana tuhaf geliyor. En azından Awoiaf'ta vs bahsedilmesi gerekirdi düşüncesindeyim zira Fetih Öncesi'nin Kış Kralları'ndan bahsediyoruz, alelade bir ailenin mirasından değil.
Alıntı:Ay ve su(buz) bu sebeple Ötekilerle bağlantılı daha çok ve hatta Braavos ile ki ejderha karşıtı bir şehir ve halkından bahsediyoruz. Ay metaforuna dikkat et, ne zaman ay ışığı görsek birileri ölüyor yahut ölmüş oluyor ya da ışığı üstüne düştüğü için öleceğine işaret. FM gibi ölüm kültünün kapısında yine bu sebeple ay yüzü var. Bu sebeple ay parçalanarak ejderha doğdu ise bu olsa olsa buz ejderhası olurdu, ateş değil. Ay zaten sıcak değil, soğuktur hep. İki tane güneş vardı, biri parçalandı; ondan da ejderhalar doğdu dense, daha akla yatkın olurdu çünkü güneş = ateş = ateş ejderhası.
Dediğine inanılmaz katılıyorum zaten temel fikrim bahsettiğin kozmolojik altyapıdan geliyor. GRRM bu kozmolojiyi kullanmayı seviyor ama tamamen onlara yaslanmak yerine onu eğip büküyor. Şimdi şöyle düşün; iki ay ve güneş, biri "buz" ayı diğeri dediğin şekilde "ateş ayı" olsun, sci-fi altapı ararsak cüce gezegen vs de deriz buna gerekirse. Bu bize Üç'ün dengesini verir, ejderhanın üç başı gibi. Serideki pek çok noktada üç sayısını görüyoruz aslında, Wall'da aktif olan üç kale, ejderhanın üç başı, fetihten sonra üçüncü asır, üç lannister "piçi", Daenerys'in yumurtadan çıkardığı üç ejderhası, Fatih Aegon ve iki kız kardeşi (Visenya, Rhaenys), Üç Kız Kardeş Birliği, hatta Gece Nöbeti'nin Ötekiler'in gelişini haber vermek için çaldığı üç boru sesi... Evrenin her yerinde bir "Üçleme" dengesi var. Dolayısıyla gökyüzünde bir Güneş (Ateş/Yang) ve bir Ay (Buz/Yin) varken, dengeyi bozacak olan ve "Ejderhanın Üçüncü Başı" rolünü üstlenen "İkinci Bir Ay" (kuyrukluyıldız/meteor) bu kozmolojik üçlemenin anahtarı olabilir.
Şimdi şuraya gelmek istiyorum; bu evrende sadece buz ve ateş yok, bir de kan var. Kan Büyüsü. Evrende kadınların adet döngüsüne doğrudan "Ay Kanı" (Moon Blood) denir. Mirri Maz Duur, Daenerys'in çadırında kan büyüsünü yaparken gölgeler ay ışığıyla dans eder. Yani Ay, sadece soğuğu değil, bizzat "kanı" ve "doğumu" da temsil eder. O yüzden Targların sözünün "ateş ve kan" olması boşuna değil bence. Parçalanan ve kızıl alevlerle birlikte parçaları dünyaya dökülen bir ay için "kanıyor" metaforu kullanmak çok martinvari bence. Bu üçlemeyi tamamlayan şey buz yani starklar olduğu için Rhaegar'ın Lyanna'yla kaçtığını düşünüyorum ben. Ha dersen ki Rhaegar bu devasa kosmos gizemine hakim midir, cevabım hayır olur ama Martin hakimse yapacağı şey bu olabilir. Kuvvetle muhtemel bir kan temsilcisi, bir buz temsilcisi ve bir ateş temsilcisi üzerine kurulmuş bir kehanet var ortada. Tabii yanılıyor olabilirim ama genel anlamda bu bir fikir sadece ve tüm noktalarda yanıldığımı düşünmüyorum, muhtemelen sadece varolan işaretleri biraz çarpıtarak bağlıyorumdur.
Alıntı:Ejderha Camı da siyah taş değil, bildiğin obsidiyen. Volkandan oluşan bir şey. Bizim evrende de var. GRRM sadece büyülü hali dedi, yani bu maddenin ne olduğu bir sır yahut yoruma açık bir şey değil. GRRM söyledi söyleyeceğini bu konuda.
İyi de buradaki kritik kısım şu, obsidyen bizim dünyamızda da yoğun lavların "kristalleşmeye" fırsat bulamadan aşırı hızlı bir şekilde soğumasıyla oluşuyor. Baya baya anormal hızlı katılaşan lavdan bahsediyoruz. Bildiğimiz kadarıyla Sur'un kuzeyinde bir pasif yanardağ falan yok (eğer varsa benim hatam, anımsamıyorum öyle bir şey) potansiyel olarak bunları aniden Westeros'un en kuzeyine gelen ejderhaların alevinden değil de parçalanıp yere yığılan bir ayın meteoritlerinden kaynaklandığını düşünmek abes bir durum değil bence.
Alıntı:Jon'un kılıcı Kara Kızkardeş değil. Ben BF olmasını ummuştum ama GRRM açıkça "hayır," dedi. Kara Kızkardeş ile Uzunpençe boy olarak farklı. Biri kadının eline göre dövülmüş iken diğeri piç kılıcı yani 1,5 el boyunda. Visenya'nın kılıç daha kısa, kadın için dövüldüğünden.
Bununla ilgili düşünce akışından ziyade sağlam bir kuramım var, ayrı bir post olarak gireceğim için buraya yazmayayım.

