![[Resim: i0b4M3Q.png]](https://i.imgur.com/i0b4M3Q.png)
Bir parçam ona anlayış gösterse de diğer parçam tavrını anlamsız ve evet, saçma buluyor.
Tarihte Fırtına Kralları döneminde bir piçin, krallığı ele geçirdiği bir dönem var ama dürüst olursak Fatih'in çok öncesindeydi ve o zamanın şartları da bambaşkaydı.
Mevcut şartlarda yasalar, eskiye nazaran biraz daha belirgin... keza gelenekler de daha bir yerleşmiş. Bu sebeple PİÇ kökenli birinin sanki çocuklarının hakkını elinde alabilecek yasal bir dayanağı varmış da kimse müdahale etmezmiş gibi davranması ve bu sebeple deli gibi korkması saçmalıktır.
He Ned'in Robert ile olan dostluğunu kullanarak Jon'u meşru yapmasından endişe ederek bu korkuya sahip olsaydı, tamam derdim. Kadın sonuna kadar haklı korkusunda ve saçma değil ama Cat yahut Ned tarafından yahut 3. kişilerce bu korkuya dair tek bir cümleyi geçtim, imasını bile görmedik.
Çoğu kişi Blackfyre İsyanını örnek gösterse de Daemon meşrulaştırılmıştı, Jon (görünürde) meşru değil.
He desek ki Cat'in 6. hissi muazzam kuvvetli, geleceği öngördü... hayır. Öyle olsa kendi ailesinin başına gelecekleri daha güçlü öngörürdü hatta Ned'i El olsun diye zorla göndermezdi güneye... Cat'in eylemleri 6. hisse değil KORKULARA dayanıyor.
İlk Cat POV'undan itibaren onun korkularıyla yönlendirilen, her işareti kötüye yoran (geyik-kurt olayında haklı) sürekli vesveseli-kaygılı bir kişilik yapısı gördük. Aslında bazı okuyucuların onun "çok depresif-sürekli mızmız" diye eleştirmesinin sebebi de biraz bu; bu altyapıya sahip olduğu için çok kırılgan (yani kadın eşini ve çocuklarını kaybettiği için aksi olmasını da beklememek gerekirdi tabii) ki 3. kitap son povunda kırıldığını da gördük.
Tüm bunlar eleştirilecek, ondan nefret edilecek şeyler mi?
Pekala eleştirmekte beis olmadığını düşünüyorum ama nefret etmelik de değil.
Yine de tabii ki de Jon'a karşı tavırları kabul edilemez. Bunu da sonuna kadar kınarım. Bana göre oldukça korkakça, git kocana ver tepkini... yetim-öksüz bir çocuğa öyle davranmak kolay...
Tarihte Fırtına Kralları döneminde bir piçin, krallığı ele geçirdiği bir dönem var ama dürüst olursak Fatih'in çok öncesindeydi ve o zamanın şartları da bambaşkaydı.
Mevcut şartlarda yasalar, eskiye nazaran biraz daha belirgin... keza gelenekler de daha bir yerleşmiş. Bu sebeple PİÇ kökenli birinin sanki çocuklarının hakkını elinde alabilecek yasal bir dayanağı varmış da kimse müdahale etmezmiş gibi davranması ve bu sebeple deli gibi korkması saçmalıktır.
He Ned'in Robert ile olan dostluğunu kullanarak Jon'u meşru yapmasından endişe ederek bu korkuya sahip olsaydı, tamam derdim. Kadın sonuna kadar haklı korkusunda ve saçma değil ama Cat yahut Ned tarafından yahut 3. kişilerce bu korkuya dair tek bir cümleyi geçtim, imasını bile görmedik.
Çoğu kişi Blackfyre İsyanını örnek gösterse de Daemon meşrulaştırılmıştı, Jon (görünürde) meşru değil.
He desek ki Cat'in 6. hissi muazzam kuvvetli, geleceği öngördü... hayır. Öyle olsa kendi ailesinin başına gelecekleri daha güçlü öngörürdü hatta Ned'i El olsun diye zorla göndermezdi güneye... Cat'in eylemleri 6. hisse değil KORKULARA dayanıyor.
İlk Cat POV'undan itibaren onun korkularıyla yönlendirilen, her işareti kötüye yoran (geyik-kurt olayında haklı) sürekli vesveseli-kaygılı bir kişilik yapısı gördük. Aslında bazı okuyucuların onun "çok depresif-sürekli mızmız" diye eleştirmesinin sebebi de biraz bu; bu altyapıya sahip olduğu için çok kırılgan (yani kadın eşini ve çocuklarını kaybettiği için aksi olmasını da beklememek gerekirdi tabii) ki 3. kitap son povunda kırıldığını da gördük.
Tüm bunlar eleştirilecek, ondan nefret edilecek şeyler mi?
Pekala eleştirmekte beis olmadığını düşünüyorum ama nefret etmelik de değil.
Yine de tabii ki de Jon'a karşı tavırları kabul edilemez. Bunu da sonuna kadar kınarım. Bana göre oldukça korkakça, git kocana ver tepkini... yetim-öksüz bir çocuğa öyle davranmak kolay...
![[Resim: bna71Du.png]](https://imgur.com/bna71Du.png)
"When the snows fall and the white winds blow, the lone wolf dies, but the pack survives."

