02-04-2026, 09:24 PM
Alıntı:yazıda bahsettiğim şeyler tek başına bir kuram değil zaten, birden çok kuramın birleşmesi ve bazı şeyler doğrudan daha büyük ölçekli kuramlara dayanan başka kuramlar. Bu sebeple hepsinin lore'da göreceğimiz ya da aslında kastedilen şeyler olduğunu söylemiyorum, sadece göz önünde bulundurulması gereken şeyler.
Anladım, bu sebeple birbiriyle çelişen kısımlar vardı. O zaman yazı, kuram + beyin fırtınası şeklinde olmuş. Böylesini daha çok severim.
Alıntı:Öncelikle Starklar'ın ateşle bağlantısı olmadığını düşünmüyorum, loreda resmi olarak onaylanıp onaylanmadığını bilmiyorum ama Buz ejderhalarının bu evrende yaşadığını ve buz tarafının temsilcisi olan Starklarla da doğal olarak en azından büyüsel boyutta bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca atlanmaması gereken detay bence şu, Şafak'ın özünün dövüldüğü meteorlar. Bu meteorların özünde ormanın çocukları (ya da Kantaşı İmparatoru) tarafından gökte parçalanarak dünyaya dökülmüş gökteki ikinci bir ayın parçaları olduğunu, Dorne kolunu kırdığını, bin adaları denize gömecek hale geldiğini, evrendeki mevsim dengelerinin bu noktada karıştığını ve hatta ejderhaların bu dünyaya bu şekilde geldiğini düşünüyorum. Essostaki inançlardan olan Gecenin Aslanı ve Işıktan Oluşan Bakire kısımlarının da bunun bir işareti olduğunu düşünüyorum. Böyle söyleyince kulağa çok teolojik geldi ama hayır değil.
Buz Ejderhası ile "ateş" arasındaki bağlantıyı kuramadım. Bu benim dediğimi destekleyen bir kısım zira. Bilirsin seride Buz ve Ateşin Anlaşması isminde bir olay vardır, Dans'tan kalma. İçerik önemsiz, burada mesele ateş tarafının temsili olarak Targların, buz tarafının temsili olarak da Starkların gösterilmesi. Bu sebeple onlarla ilgili her şey buz ve onunla bağlantılı şeyler.
Dorne Kolunun kırılması ve tabii Bataklık'ı oluşturan olaylar, Ormanın Çocuklarının bizzat uyguladığı büyüden kaynaklı; bu bilinir, yoruma çok dayaklı bir şey değil. Niyetleri İlk İnsanların gelmesini engellemekti; Bataklıkta da kuzey ile Güneyi ayırmak istemişlerdi (ama başarısız oldular).
Şahsen ejderha doğumunun ay ile alakalı olduğunu sanmam. Bunun için yeteri kadar güçlü işaretler olmadığı gibi GRRM her ne kadar fantastik de yazsa, belli bir mantık ve fizik temelinde hareket ediyor. Gökyüzünde iki tane ay olsaydı, bunu sadece bir kültür değil tüm kültürler yahut birçok kültürde karşılığı olmalıydı; unutulsa bile toplumların bilinç altında yaşayan şeyler vardır; Tufan gibi. Bu sebeple birbirinden bağımsız kültürlerde ortak bir olay vs görürsen bil ki gerçektir.
Ejdarhalar ya tabii şekilde var oldular (Çocuklar ve Devler vb her ırk gibi) ya da zamanında Wyvern gibi ırkları melezleyerek şimdiki hale getirdi Şafak Döneminden birileri. Tabii her zaman ki gibi bu da bir fikir.
Alıntı:Bunu belirtiyorum çünkü Işıkgetiren'i yeterli şekilde tanımladığımızı düşünmüyorum, bu buz ve ateşin şarkısıysa dansı sonlandıran şey tek başına buz ve ateş olamaz kanaatindeyim, ikisinin birleşimi olmalı. Gökten alevler içinde dökülen ve buna rağmen süt camı kadar soğuk olan Şafak'ın bu noktada dediğim gibi kritik bir önem taşıdığını düşünüyorum. Azor Ahai, Son Kahraman ve türevi tüm uzun gece hikayelerinin temelde aynı olayın farklı yorumlamaları olduğunu kabul etmek gerekirse doğal olarak hem AA'nın hem de Son Kahraman'ın aynı kişi olduğunu düşünmek bir problem teşkil etmiyor. Ayrıca Buz'un asıl Buz olduğunu kabul edersek daha serinin ilk bölümlerinde devasa bir çelişki oluşuyor, Buz neden Valyria'dan getirildi ya da Catelyn neden öyle düşünüyor? Bu çelişkinin "Catelyn yanlış hatırlıyordur," tarzı bir şekilde geçiştirilemeyeceğini çünkü Martin'in ufak pürüzler dışında böyle kritik hatalar yapmadığının bilincinde olmak gerek bence.
Net anlamamış olabilirim bu kısmı, anladığım kadarıyla yorum yazacağım.
İlk Uzun Gece'yi sonlandıran şey tam olarak neydi, aslında bilgimiz NET DEĞİL. Essos'ta başta AA olmak üzere birden fazla "sebep" öne sürülüyor. Misal falan kişiler şarkı söylemiş, o sebeple Uzun Gece sona ermiş gibi... Bana göre AA, Essos'ta buz tarafına karşı savaş veren kişilerin lideri... Westeros'a geçtiğimizde ise Uzun Gece'yi sonlandıran şey Gece Nöbeti ve İlk İnsanların birlikte savaşıp, onları uzak kuzeye göndermesi... Bununla ilgili bir şarkı bile var kuzeyde. Tabii Çocuklar da yardım etmiş ki onları yardıma ikna eden de arayıp bulan Son Kahraman.
Buz, Valyria'dan getirilmedi ki... yani ilk orjinal olanı. Bu ellerinde olan getirildi 400 sene önce çünkü kendi kılıçları kayboldu, nasıl ve ne zaman muamma... Son 300-400 senedeki Starkların da geçmişte olan bitenleri hatırlamadığı bariz, kimse hatırlamıyor. Ned Stark için Ötekiler masaldan başka bir şey değildi.
Alıntı:Yine belirtmek istiyorum ki ateş büyüsü aslında doğrudan bize verilen bir kuram değil, ürettiğimiz bir kuram. Evet, azami seviyede bunun evrende varolduğunu söyleyebiliriz ama Işıkgetiren'in bu kan ve ateş büyüsüyle yapıldığını söylediğimiz anlamına gelmiyor, büyüler yoluyla "bir ayı delerek" parçalarını dünyanın üzerine döken bir kuyruklu yıldızın parçalarının "buz büyüsü" ile de gerçekleşebileceğini düşünüyorum.
Bu kısmı da anladığım çok emin değilim. Ateş büyüsü yok mu diyorsun?
Işıkgetiren'in ateş ve kan büyüsü ile yapıldığını bilmek için doğrudan söylenmesi gerekmiyor çünkü anlatılan hikaye bize bunu zaten veriyor: her şeyden evvel, kılıç kutsal ateşin olduğu bir tapınakta dövüldü (muhtemelen ejderha alevini kast ediyor, bu evrende kutsal ateş genelde budur) ve kılıçlar ateş ile tavında dövülür, bu sebeple sıcaktır ve soğutma işleminden geçmeli (çeliğe su verme denir buna) ki AA'nın derdi de bu çeliği soğutmaktı. Olağan bir çelik olmadığı için sıradan "su" ile soğutma başarılı olmadı. Bu sebeple "kan" ile soğutmayı düşündü. İlk olarak da aslan kanı denedi lakin soğumadı. Akabinde karısının kanını denedi; bir insan kanı ki bir ihtimal kral kanı bile olabilir kadının kanı (masum kişi olması gerektiği yazmıyor, adam karısının kanını kullanmış sadece. Karısı ne kadar masumdur, tartışılır. Kan büyülerinde, bu evrende, masum kanı aranmaz zaten, öyle bir ön koşul pek yok). Neticede bu şekilde soğudu ama asla tamamen soğumadı; kullanılmadığında "ısı" yayarken, kullanıldığında "alev" aldı. Misal Şafak böyle bir şey değil. Tamamen farklı koşullarda dövülmüş olmalı ama meteor kalbi de ateş olacağı için, ejderha çeliği gibi siyah değil ama dövülme tarzı aynı, bariz. Buradaki kilit nokta iki kılıç dövülürken kullanılan ateş büyüsü kaynak olarak farklı; biri ateş diğeri meteor.
Tabii biz kılıç denen şeyin metafor olmadığı, gerçekten kılıç olduğu görüşüyle bu yorumu yapıyoruz. Aslında ejderha yumurtası ise durum çok daha başka oluyor.
Ayrıca farz edelim ki ay parçalandı ve bunu yapan buz büyüsü; böyle bir şeyden neden ateş ejderhası doğsun?
GRRM yin-yang felsefesine kadar birçok şeyi seride kullanıyor (FM'nin evinin kapısı bile yin-yang simgesi aslında). Bu felsefede ve kozmolojide ay, dişil enerjiye aittir. Soğuk, pasif, intikam, su, ölüm, karanlık vb şeylerle ilişkilidir. Yang ise tam tersi.
Ay ve su(buz) bu sebeple Ötekilerle bağlantılı daha çok ve hatta Braavos ile ki ejderha karşıtı bir şehir ve halkından bahsediyoruz. Ay metaforuna dikkat et, ne zaman ay ışığı görsek birileri ölüyor yahut ölmüş oluyor ya da ışığı üstüne düştüğü için öleceğine işaret. FM gibi ölüm kültünün kapısında yine bu sebeple ay yüzü var. Bu sebeple ay parçalanarak ejderha doğdu ise bu olsa olsa buz ejderhası olurdu, ateş değil. Ay zaten sıcak değil, soğuktur hep. İki tane güneş vardı, biri parçalandı; ondan da ejderhalar doğdu dense, daha akla yatkın olurdu çünkü güneş = ateş = ateş ejderhası.
Alıntı:Çünkü betimlemesinde kritik önem sarf eden bir yer var, "süt camı kadar soluk". Evrendeki başka hiçbir kılıca benzemiyor. Ve ilk uzun gecenin kaderini değiştiren bir "kılıcın" varolup onun kenarda köşede kalacağını sanmıyorum. (Ha bu arada, ben ışıkgetiren diye ayrı bir kılıç olduğunu da düşünmüyorum, bence Lightbringer tanımı özünde kılıcı değil kılıcı taşıyan kişiyi sembolize etmek için var - doğal olarak o kişinin Jon, getirdiği ışığın da Dawn olacağını düşünüyorum)
Bak işte bu tamamen senin varsayımın; Şafak, uzun gecenin kaderini değiştirdi = Işıkgetiren... diğer kısmı tartışmak için önce bu konuda hemfikir olmamız gerek, değiliz. Bu sebeple bu kısmı tartışmamız çok anlamlı olmaz.
Alıntı:Örneğin Hollywood Reporter'la yaptığı söyleşide aslında Sansa'yı öldürmeyi planladığını ama Sophie Turner'ın etkisiyle bundan vazgeçtiğini söyledi. Belki Sansa, bu şekilde kurban edilecekti ve yerini başka biri aldı.
Vazgeçtiğini söylemedi, belki vazgeçerim, diyerek biraz tiye aldı hayranları. Sansa da çok masum değildir hani; ilk kitaptan beri pek de hoş olmayan eylemleri vardı hatta halihazırda bir çocuğu zehirliyor ama ayrı tartışma konusu.
Alıntı:Asoiaf konuşulurken fısıltı etkisini unutmamak gerek, hikâyeler anlatılır, hikâyeler özünü kaybeder, hikâyeler yine de anlatılır. Samwell Uzun Gece'nin sekiz bin yıl önce yaşandığını söylüyor ama Martin Uzun Gece'nin beş bin yıl önce yaşandığını onaylamış (bu kısmı unutmuştum, hatırlattığın için çok teşekkürler) bu hikâyenin tek bir yerde yaşanmış olma ihtimalini hem Westeros hem Essos'da yaşanmış olma ihtimalinden daha olası görüyorum, duvar sonradan yapıldı sonuçta. Doğal olarak hikâyenin batıya giderken Ateş büyüsü yerine buz büyüsüyle anılmasının veya doğuya giderken buz büyüsü yerine ateş büyüsüyle anılmasının ihtimalini gözardı etmemek gerek.
Gökyüzünde güneş kaybolduğunda, bu sadece tek bir noktayı etkilemez, tüm dünyayı etkiler. GRRM zaten iki tarafı da etkilediğini ifade etti ama Westeros'un daha çok etkilendiğini çünkü kuzeye daha yakın olduğunu ifade etti.
Ayrıca buz büyüsünü kullanan da Ötekiler, unutma bunu. Buza karşı buz mu kullanıldı? Kim? Bu canlıların zayıf noktası ejderha camı... yani aslında ateş.
Ejderha Camı da siyah taş değil, bildiğin obsidiyen. Volkandan oluşan bir şey. Bizim evrende de var. GRRM sadece büyülü hali dedi, yani bu maddenin ne olduğu bir sır yahut yoruma açık bir şey değil. GRRM söyledi söyleyeceğini bu konuda.
Ned'in kılıcı olayı farklı, karıştırma bak. Sıfırdan Valyria çeliği dövülme sırrı yok oldu ama Qohor halkı, bu sırrı arıyor, bunun için büyüler vs yapıyor. Orada şu an mevcut çeliğin eritilip, yeniden şekil verme sırrı bilinmekte. Yani bir valyria çeliğini alıp eritip başka bir şekle sokmak istiyorsan Qohorlu bir demirci bulman gerekir, başkası yapamaz ama şu an onlar bile çeliği sıfırdan üretmeyi bilmiyor.
Alıntı:Muhtemelen Jon'unki hariç, o Kara Kız Kardeş. (Valyria fonetiğiyle ilgili bildiğimiz bilgilere bakarsak cinsiyet tanımları değişken bir dil, bizimkine benzeme ihtimali yüksek, doğal olarak sadece KARA KARDEŞ olarak da anabiliriz)
Jon'un kılıcı Kara Kızkardeş değil. Ben BF olmasını ummuştum ama GRRM açıkça "hayır," dedi. Kara Kızkardeş ile Uzunpençe boy olarak farklı. Biri kadının eline göre dövülmüş iken diğeri piç kılıcı yani 1,5 el boyunda. Visenya'nın kılıç daha kısa, kadın için dövüldüğünden.
Alıntı:Ama Jon'un doğumuyla ilgili kısma katılmıyorum. Öncelikle Ned Stark ve Ashara'nın birlikteliğinin tam olarak ne zaman gerçekleştiğini bilmiyoruz, Harrenhal'da mı yoksa sonra mı? Bize Ashara'ya "aşık" olan Barristan tarafından o gece Ashara'nın bir Stark ile (muhtemelen ned) dans ettiği söyleniyor, turnuva devam ederken bu gerçekleşmemiş olabilir. Ashara'nın Harrenhal'da ne kadar kaldığını, İsyan çağrısı yapıldığında Robert ve Ned'in Kartal Yuvası'nda olduğunu unutmamak gerek, belki birkaç ay boyunca Lyanna ortada yoktu ama savaş da yoktu. En azından hatırladığım kadarıyla. Daha da ilgi çekici noktası şu olurdu, belki Ashara hiçbir zaman Ned'den hamile kalmadı ve hiçbir zaman hamile olmadı. Bu Dayneler'in senin de söylediğin üzere Jon'u korumak için ortaya attığı bir hikâye olabilir. Çocuğun ölü doğduğu tamamen yine Barristan'ın düşüncesiydi diye anımsıyorum. Doğal olarak dediğinde kısmen haklısın, yıl ve yaş fark edebilir ve bu iki bebeği değiştirme teorisini çürütür ama zaten belirtmek istediğim kısım Jon'un kimliğinin Dayneler tarafından bilindiği ve belki Ashara'nın bu kimliği gizlemek için intihar ettiği - Catelyn'in hatırladığına göre Eddard çocuğun annesiyle ilgili Ashara dedikodularına asla cevap vermedi. Onaylamadı da reddetmedi de.
Ned'in KL'ye yahut sonra Dorne'a gittiğine dair elimizde hiçbir şey yok turnuva sonrası. Tamam, Vadi burunlarının dibinde diye birkaç ay nehir topraklarında takıldı diyelim... Ashara, Elia'nın nedimesi ve arkadaşı. Kadın, onunla beraber döndü (dönmeme şansı yok zaten) ve bir zaman sonra da hamile olduğu gerekçesiyle görevinden azlini isteyip, Dorne'a döndü. Bu son kısmın tarihi muamma tabii fakat İsyan başladığında Dorne'da olduğu bariz. Yani turnuvadan sonraki bir yıl içinde olmuş bu.
Alıntı:Bu arada bi ara direkt şey üzerine bir kuram yazacağım, sanırım sen de videolarından birinde bahsetmiştin - Starklar'ın Ötekiler ile soydaş olma, soyundan gelme ihtimali. Bilmiyorum, bana hoş geliyor. İlk İnsanlar'ın niye batıya gittiğini, neyden kaçtığını, bahsedilen Dayne, Hightower, Gardener, Durrandon vs ilişkilerini, Mimar Brandon'un Sur'u neden inşaa ettiğini ve Ozan Gael mevzusu gibi Gece Kralı'nın aslında soyunun tükenmeyip Kışyarı'nın Kış Kralları olarak devam etmiş olabileceğinden vs bahsedeceğim.
Evet, bir videom var bu konuda. Ben de seviyorum Ötekilerle bağlantılı olması fikrini.
![[Resim: bna71Du.png]](https://imgur.com/bna71Du.png)
"When the snows fall and the white winds blow, the lone wolf dies, but the pack survives."

