29-03-2026, 09:31 PM
(29-03-2026, 03:19 AM) Taha231 yazdı: Targaryenlerde pekçok delilik, zalimlik, akil hastaligi, sakat dogum vakaları görebilirsiniz. Evet normal ailelerin başina da böyle şeyler gelebiliyor, evet bazilarinin mantikli sebepleri falan var, lakin asıl olay tüm bu vakaların sadece 300 yılda yaşanmış olması. Gerçek hayatta böyle bir aile olsaydı klinik inceleme altina alinirdi.
Targaryen soyağacının 300 yıllık tarihinde pek çok vaka olduğu doğru. Fakat burada çok kritik bir tarih yazımı illüzyonu var: Biz sadece Targaryenlerin tarihini bu kadar detaylı biliyoruz. Üstatlar, kraliyet ailesi oldukları için Targaryenlerin kiminle yattığından, hangi turnuvada ne yediğine, hapşırmalarına ve düşüklerine kadar her şeyi Ateş ve Kan veya Buz ve Ateşin Dünyası gibi eserlerle gün gün kaydettiler. Targaryenler 300 yıl boyunca bir mikroskobun altındaydı.
Peki diğer büyük hanelerin son 300 yıllık tarihinde ne kadar detaya hakimiz? Neredeyse sıfır, sürecin dörtte üçünü bilmiyoruz. Üstelik bu sadece madalyonun görünen yüzü; uzak kuzenleri, amcaları, dayıları bilmiyoruz. Targaryenler açısından ise her detaya hakimiz. Biz büyük isyanları veya evlilikleri biliyoruz. Eğer Üstatlar, örneğin Lannister Hanesi'ni 300 yıl boyunca bu detayda yazsaydı ne görürdük ki?
- Kendi sancaktarları ve akrabaları (Reyne Hanesi) kökünden kazıyıp bebekleri bile madenlerde boğan bir Tywin.
- Klasik bir narsist, paranoyak ve tıpkı Aerys gibi her yeri çılgınateşle yakmak isteyen bir Cersei.
- Genetik bir havuz daralması olan ensest sonucu doğan, kedileri deşip insanlara zevk için işkence eden tam bir psikopat Joffrey.
- Fiziksel anomali/sakat doğum örneği olarak Tyrion. Ki kendisi sadece bu özelliğiyle Westeros halkının gözünde sevimli bir soytarı değil, iblisin ve korkunç olan her şeyin birleşmiş hali.
- Gidenin geri gelmediği bilinen, ölümün o dünyadaki fiziksel ve coğrafi karşılığı olan Valyria'ya deli cesaretiyle giden Gerion Lannister.
- Kendi kralını "canice" öldürmekle itham edilen, sonra onun cesedi kanamaya devam ederken demir tahta oturan Jaime Lannister.
- Birdenbire "ilahi bir aydınlanma" yaşayan ve Baelor'u andıran, parlak bir şövalyeden aşırı bağnaz bir adama evrilen Lancel Lannister.
- Kendisinden daha iyi kılıç kullanan herkesin elini kestiren, yemeğine zehir koyan, sadist dedeleri (Tytos döneminden önceki nesiller vs.)
Ya da Bolton Hanesini inceleyelim... İnsanların derilerini canlı canlı yüzüp pelerin yapan, sırf zevk için kadınları ormanda tazılarla avlayan Ramsay ve insanların derilerini yüzüp giyen atalarıyla dolu bir hane. Eğer Roose veya Ramsay gümüş saçlı ve mor gözlü olsaydı, herkes onlara "Targaryen Delisi" diyecekti.
Barristan'ın o sözü hoş bir alıntı, haklısın. Ancak Barristan'ın delilik belirtisi dediği şeyler nelerdi, bir hatırlayalım: Aerys gençliğinde sürekli fikir değiştiriyordu, aşırı büyüklük hezeyanları vardı, metreslerinden çabuk sıkılıyordu ve Tywin Lannister'ı delicesine kıskanıyordu. Bunlar delilik belirtileri değil. Klasik bir narsisizm, aşağılık kompleksi belirtileri. Aerys, Tywin'in gölgesinde kalmaktan nefret eden şımarık bir kraldı, ailesini ve tanıdığı herkesi "ejderhaların uyanması için" diri diri yaktırmış bir adamın torunuydu ve soyundan mesihvari bir figür geleceğine inanıyordu. Duskendale esareti ise aşağılık kompleksini alıp ağır bir Travma Sonrası Stres Bozukluğuna ve paranoyaya çevirdi. Barristan muhteşem bir şövalye olabilir ama bir psikolog değil. Kralının kibirli ve şımarık hallerini sonradan "deliliğin ayak sesleri" olarak yorumlaması çok doğal.
Ayrıca verdiğin diğer deli örneklerine bakarsak görürüz ki bu örnekler tezi çürütmekten çok, destekliyor. Çünkü bu karakterlere "deli" veya "anormal" demek, Westeros'un ataerkil ve sığ normlarına teslim olmaktır.
- Saera Targaryen: Saera "deli" değil. O, aşırı kuralcı, mükemmeliyetçi bir baba (Jaehaerys) ve katı dindar bir anne (Alysanne) tarafından sürekli baskılanan, isyankar bir ergendi. Cinselliğini, ailesine karşı bir isyan silahı olarak kullandı. Üstelik Volantis'e kaçtıktan sonra ne oldu biliyor muyuz? Kendi zevk evini açtı, inanılmaz zengin oldu, bağımsızlığını ilan etti ve Ejderha Kayası'na dönmeyi reddedecek kadar akıllıca, uzun ve refah içinde bir hayat yaşadı. Ejderhaların Dansı sırasında ölmedi, parçalanmadı, diri diri yenmedi, yakılmadı.
- Daella Targaryen: Daella günümüz dünyasında yaşasaydı ona çok muhtemelen ağır anksiyete bozukluğu veya otizm teşhisi konurdu. Böyle kırılgan bir kızı, Westeros'un acımasız evlilik pazarına zorla sokarsanız o kız tabii ki çimden bile korkar. Bu kan büyüsü ya da genetik delilik değildi.
Daella'nın Egg'e aşk iksiri içirmeye çalışması, sihrin ve büyücülerin gerçekten var olduğu bir evrende, aşık olmuş ergen bir kızın çaresiz bir hamlesinden başka bir şey değildi. Euron büyüsel yönünü güçlendirmek için "Akşamgüneşi" içiyordu çünkü bu evrende büyü var, iksirler var. Ağaç kadar zeki Victarion, şeytanın kendisi olan Euron, Baelor'un tuz ve deniz versiyonu olan Aeron için genetik bir delilikten söz edebilir miyiz?
Ha, bunun fiziksel deformasyon tarafı kesinlikle var ona katılıyorum. Delilik algısı her ne kadar çeşitli alanlarda "manipüle edilebilir" olsa da fiziksel deformasyonlar ortada, doğrudan, birinci elden, Daenerys'in bakış açısıyla ortada.
Ayrıca başka bir açıdan bakarsak... Blackfyrelar'da neden genetik bir delilikten söz etmiyoruz? Aynı soydanlar, aynı köktenler, aynı geleneklere sahipler.
- I. Daemon Blackfyre: Külliyattaki gelmiş geçmiş en mükemmel şövalyelerden biri olarak anıyor. Karizmatik, onurlu, cesur ve kusursuz bir savaşçı. Kılıcını Taşıyan Kral. Hiçbir düşmanı (kanlı bıçaklı olduğu Kankuzgunu dahil) ona deli dememişti.
- II. Daemon Blackfyre (John the Fiddler): Gizemli Şövalye kitabında yakından tanıyoruz. Ejderha rüyaları gören, biraz naif, fazla özgüvenli ve gösterişli bir adam. Rüyalarına fazla inandığı için başarısız oldu ama ona kimse deli demedi. O sadece hayalperest bir isyancıydı.
- Maelys Blackfyre (Canavar Maelys): Soyun sonuncusu. Boynundan çıkan ikinci bir bebek kafasıyla doğduğu ve kendi kuzenini öldürdüğü için ona "Canavar" denir. Bahsettiğin sakat doğumlar için iyi bir örnek. Son derece zalim ve vahşi bir savaşçıdır. Fakat dikkat edin; Westeros tarihi ona bile "Deli" (Mad) demez, "Canavar" (Monstrous) der. Çünkü o, kafasında sesler duyan, gölgelerden korkan bir paranoyak değil; gücü elinde tutmak için her şeyi yapabilecek, fiziksel anomalisi olan gaddar bir paralı asker komutanıydı. Ya da en azından Maelys dışında verebileceğimiz örnek neden yok?
Ya farklı ailelerle evlenen diğer Targaryenler? Neden Velaryonlar için "deli" etiketi vurduğumuz bir karakter yok? İki aile birbiriyle sürekli evlilik yaptı oysa ki. Tarth Ailesi? Muhtemelen Brienne'in Duncan'ın soyundan gelmesi Tarthlar ile evlenen "bir Targaryen prensesi" üzerinden gerçekleşiyor, ama o soyda da delilik görmüyoruz. Arrynler? Onlar da belli bir nesilden sonra Targ kanı taşıyor. Baratheonlar bu kanla iki kez birleşti, bir delilik görmedik. Eğer ejderha kanı içerisinde "büyüsel" bir ekstra madde varsa ve yalnızca ensest yoluyla ortaya çıkabiliyorsa istatistiksel olarak da genellikle bahsedilen deli karakterler azınlıkta. Ayrıca Aegon'un öncesinde deliliği neden göremiyoruz? Aenar Targaryen'in kuşağında ya da önceki kuşaklarda bahsedilen delilik yok muydu? Ejderhaları olan, Valyria'nın son kalıntısı sayılabilecek bir aile en yoğun halde ensest evlilik yaptığı birkaç yüzyıl içerisinde neden delilik belirtisi göstermedi? Bir deli ejderha sürücüsü çıkıp Hull'u ya da Kırıkpençe Burnu'nu falan neden ateşe vermedi?
Ayrıca sürekli bahsedilen "Tanrılar bozuk parayı havaya atar..." sözü, genellikle Westeros'un mutlak bilimsel gerçeği gibi sunuluyor ancak bu söz Tanrısal/Her şeyi bilen bir anlatıcının (Yazarın) sözü değil. Bu cümle Barristan Selmy tarafından Daenerys'e söylendi. Barristan da bunu Kral Jaehaerys'ten duyduğunu belirtti. Yani bu söz, Westeros halkının ve karakterlerinin Targaryenleri nasıl algıladığını gösteren evren-içi bir efsane, genetik bir yasa değil. GRRM bu sözü, halkın kraliyet ailesine bakışındaki önyargıyı ve mitolojiyi yansıtmak için bilerek bir karakterin ağzından yazmıştı. En azından benim fikrimce.

